Gözlerim, bir “taç utangaçlığı”ile sana bakıyor.
Uzun zamandır seviyorum seni.
Gizlice büyüttüm içimde senin adını taşıyan bir dünyayı.
Her bakışında dallar uzattım gökyüzüne,
Her gülüşünde çiçekler açtı avuçlarımda.
Sana dokunmadan avuçladım teninin sıcaklığını,
Unutmayı Öğretemezsin Bana
Giderken, ardıma bakmamayı öğütlemiştim kendime,
Yüreğimin yankılarına sağır kesilip,
Unutulacak bir anı olmayı seçmiştim senin gözlerinde.
Ama kim unutabilir kendini bıraktığı bir yerde?
Üşüyen Parmak Uçlarına
Bu şiiri, varlığıyla içimdeki bütün mevsimleri değiştiren, kışın ortasında bile tek gülüşüyle bahar dallarını uyandıran sana adıyorum sevgilim. Ellerin üşüdüğünde içimde bir yerlerde kendiliğinden yanan o hasret ateşini,
her gece gözlerimi kapadığımda
yanıma sessizce sokulan hayalini,
adını düşündükçe kalbimin kıyılarına vuran
Uyandırmayın Şehri
Uyandırmayın şehri.
Bu gece hâlâ nefes alıyor karanlığım,
asfaltın damarlarından yavaşça akıyor sessizliğim.
Yağmur iniyor usulca;
Yağmurlardan Bahset
İcab eder söylemek istersen, bilmek isterim
Saçmaladığın bahanelerin ardında yatan gerçekleri.
Ya da boşver… bana yağmurlardan bahset,
Sonrasında çıkacak gökkuşağından.
Yağmur Olup Giden
Sustum ya…
Anladım.
Her kelimem biraz daha batıyordu içine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!