Ben Geldim
Bu şiir, unutulmuş olduğuna inananlara… Ve hâlâ içinde bir yerlerde hatırlamak isteyenlere.
Ben geldim.
Yalınayak, yara bere içinde,
Beni hep bıraktılar sevgilim,
bir yurdun bahçesine bıraktılar mesela,
tenhalığında unutulmuş eski banklara,
ve kim bilir kaç otogar gördü adımlarımı,
Beni biraz daha sever misin?
Bir nefes arası kadar,
Bir rüyanın en güzel yerinde uyanmadan önceki an kadar…
Kimse bilmesin, kimse anlamasın bizi
Ellerin ellerimdeyken,
bir kum tanesi kadar küçülen dünyayı avuçlarımızdan düşürecek kadar.
Ben senden artık vazgeçtim
Kapının arkasında duran valizime doldurdum tüm yalan cümlelerini
Gözünün önündeyken bile beni görmediğin o anlarda vazgeçtim
Doğrusunu bildiğim cümlelerin yalanlarını senden dinlerken vazgeçtim
Beni hiçe sayıp yerle bir edip, kanatlarımı kırdığında vazgeçtim
Ellerinle açtığın yaralarımı ellerimle sararken vazgeçtim
Ben Yine Seni Severim
Bu şiir,
zamanın, ölümün, sessizliğin ve acının bile
sevgiyi eksiltemediği o insana ithaf edilmiştir.
Ne olacak bizim hâlimiz?
Gece hep sâhir,
Zaman o zaman değil ki, oldu âhir.
Bâtınımız oldu artık zâhir,
Gece nedir, gündüz nedir, bilen söylesin…
Gittin, güzelliğini bana benzettiğin bir gün batımında,
Hiç acımadan, hiç ardına bakmadan.
Yıllar geçti, dönmedin,
Ben hâlâ seni burada beklerken,
Ben hâlâ seni çok severken.
Bak, bu kaçıncı gün batımı,
Gelmeyecektim sana , yine geldim.
Kelimeler kırık, cümleler yarım.
Taşıyamadım sustuğum onca ağırlığı.
Ayaklarım taşlara takıldı ama duramadım.
Bir bataklık gibi çekti beni adın,
Geldim.
Gittin.
Evet, gittin.
Ama her adımında ben kaldım.
Bir gölge gibi peşinden sürüklenip,
kalbimin kırık aynasında yüzünü aradım.
Bir Yatakta Oturuyorum
Bir yatakta oturuyorum.
Dizlerimi karnıma çekmişim,
ellerimle dizlerimi tutuyorum.
O ipek saçlarım yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!