Otursam yanına usulca,
Kelimelerin yükünü koysam ayaklarımızın dibine.
Her harf bir dağ gibi yuvarlansa uçurumlara,
Sessizliğin incecik iğnesiyle diksek aramızdaki mesafeyi.
Ve desem ki:
HOŞÇA KAL
Gideceksin…
Arkanı dönüp gideceksin.
Öyle sessizce…
Sadece bir “hoşça kal”a sığdırıp günlerimizi…
İllâ Eylül Gibi
Soğuyan tek şeyin havalar olmadığı bir eylül gününden yazıyorum.
Her şey biraz eksik, biraz yarım, biraz senden uzak.
İçimdeki bahar, çoktan göç yoluna düştü.
Kaç Kıyamet Daha?
Ben sustukça büyüdü gece,
karardı zamanın omzu.
Kalbimde, suskun bir kor gibi yanan kelimeler var —
Sözlerin ağırlığını taşıyamıyor artık kalbim.
Sanki bir yük değil de, bir yankı var içimde.
Beni duyacak kimse yokmuş gibi konuşuyorum,
Sadece duvarlar cevap veriyor: soğuk, sessiz, acımasız duvarlar.
Her adımda kırılmaya yüz tutan
Kalp ülkemin sahibine,
Seni düşünüyorum.
Bugün de seni düşünmekten başka hiçbir şey yapmadım.
Şimdi akşam vakti. Birazdan gece inecek, gökyüzü koyu bir mora bürünüyor. İşte tam bu vakitlerde hiç olmadığın kadar bana yakın oluyorsun.
Sana geldiğim günü düşünüyorum. Güneş tüm cömertliğiyle vuruyordu yüzüme, belki bundandı belki de gelişinin heyecanından. Bilmiyorum. Görememiştim seni. Kalabalıklar içinde sadece sana doğru yürüdüm. Yaklaştın, adımların seni bana getirdi.
Sevgilim,
Sana bu mektubu otuzuncu günden yazıyorum. Yani seni özleyişimin üçüncü asrından, arkanda bırakıp gidişinin sanki daha şimdi olmuş gibi üçüncü saniyesinden.
O gün ellerimi tuttuğunda, on yaşındayken kaldığım yatılı okulun bir cuma akşamı gibiydi. Birazdan evci çıkacak kızın içindeki kıpırtılar gibi, kalbimin sesleriydi o hisler. Sen benim evimdin. Sen, benim onca acı günden sonra evci çıktığım evimdin. Parmak uçlarımdan öpüp ellerimi seviyordun.
Beni seviyordun. Sen beni seviyordun.
Kapatın Sokak Lambalarını
Siyah bir gölge gibi duruyordu;
sigara dumanı, suskunluğuna karışıp geceye küskünce savruluyordu.
En son öyle gördüm onu.
Kapının Eşiğinde
Ömrüm,
kapında —
beni içeri çağırmanı beklemekle geçti.
Ey alemlerin Rabbi, kudretin sonsuzdur,
“Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı” der mübarek sözlerin.
Bir ay ki semada parladı, kalplere bir nur vurdu,
Fakat gafiller, “Bu devam eden bir büyü” diyerek yüz çevirdiler.
Senin her kelamın bir apaçık öğüt, her ayetin bir ibret,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!