Geçen indim obadaki tepelerin altına
Önümde yorgun bir karınca vardı, sırtında kül
Ürktü karınca birden dokununca ben sırtına
"Solda kalır" dedi, "Bu yol bitince dipten bükül"
Kırkayak eskiden küçük bir obada yaşardı
Güzel oyunlar oynardı göbekte tandan tana
Onu görmek için göbek şence dolup taşardı
Tüm obalardan obalılar gelirdi yan yana
Bir ay önce geldi soraklı tospağadan yazı
Saçma sorularla doluydu yazının birazı:
"Nice güzel oynuyormuşsunuz sayın Kırkayak
"Ben kimim de yapabileyim sizin için yorum
"Siz oynarken ayaklarınız birbirine uyak
"Bunun üzerine vardı benim size bir sorum
"Başta kaçıncı ayakla oynamaya başlayıp
"Sonda kaçıncıyla oyunu bitiriyorsunuz?
"Birdenbire dönerken arkaya kaç vuruş sayıp
"Kaçıncı ayakla arkanıza dönüyorsunuz?"
Kırkayak oynayıp öz ayaklarını sayarken
Yanlış ayakla başlayıp yanlış yönde bitirdi
Yaşardı gözleri kendi durumuna bakarken
O gün Kırkayak oynama yetisini yitirdi
Bugünlerde Kırkayak acıyor öz acısına
Eski günlerine de kalmamıştı bir yol geri
Görmeye gelmiştim eski günlerin anısına
Açıktı kapısı, varınca ben girdim içeri
Uzanmıştı soluksuzca, kanla yıkanmış yatak
Geçmiştir işten iş, ölmüş akşamüstü Kırkayak
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 02:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!