Bedenim yanıyor;
gece, tenime sürülmüş kara bir mühür gibi\.
Bir kadeh rakı…
Üç, dört…
Sonra bütün sokak lambaları gözlerine benziyor\.
Ben ise her yudumda biraz daha sana dönüşüyorum\.
Özlemek, meğer boğaza dizilen görünmez bir düğümmüş\.
Ne içtikçe çözülüyor
ne sustukça geçiyor\.
Uykuma gel…
Rüyamın perdesini usulca arala\.
Saçlarıma gecenin kokusunu bırakıp
“Uyu aşkım…” diye fısılda\.
Belki sabah, sensizliğin hasretini biraz hafif taşırım\.
Günlerdir affına sığınıyorum\.
Çünkü kalbim, göç etmeyi unutmuş bir kuş;
hangi mevsim gelse kanatlarını senin adına çırpıyor\.
Sen, denize düşen ay ışığı gibisin;
dokunamıyorum ama
bütün karanlığımı aydınlatıyorsun\.
Rakı biter…
Gece tükenir…
Sabah olur…
Ama içimdeki hasret,
küllerinin altında hâlâ kor saklayan bir köz gibi
adını her nefeste yeniden yakıyor\.
Ve ben,
bir harfin gölgesinde yaşıyorum\.
**“İ…”**
Çünkü bazı isimler söylenmez;
yalnızca ömür boyu taşınır\.
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!