Yaşamak değil, hayata tutunmak...
Ve ondan da kopuyorum, ağır ağır.
Sensiz yaşam denen bu müsvedde ömürde,
Ölmeye beni de çağır.
Kimi aşka tövbeli, kimi sevdaya sağır;
Ben seni zorla almadım ki, sol yanıma.
Geldin girdin, yürek tahtıma.
Bir gün seveceğim, gelmezdi aklıma
Şimdi ise sarılmışım,tek kadeh şarabıma.
Meze değil ki, sevdam masada.
Ne güzel di dimi.
Ben ,seni küertçe seviyordum.
Sen, beni hiç bilmediğin bir dilden anlıyordun.
Sen bana, ez jı te hezdıkım.
Ben sana, seni seviyorum diyemedim.
Önümden geçip giden bir kervanda, vuruldum saçlarının örgüsüne.
Hep, böyle başladı bildiğim uzaktan sevmeler.
Masum ve lekesiz, utangaç ve sessiz.
Telaşlı, bir okadarda tedirgin, duyulursa utanır diye.
İşte, benim büyüdüğüm coğrafyada,
Her ölümle yeni yaşamlar mı başlar?
Her adımda seni yaşamak.
Sevda dediğin, kırlangıcın kanadında
Göçebe bir intikam.
Son kurşunu kalmış bir savaşçıdır kavuşmalar.
Ne aman diledim sevginden,
Ne zaman istedim nefesinden.
Arada düşüncelere dalıp,
Şarkılar dinledim sesinden.
Ne geceye vurdum kendimi,
Ne sen sor halimi hatrımı.
Nede, ben sana dert yanayım.
Bir dokunursan, bin ah çıkar ağzımdan.
Acılar, anılar, bir bir dökülür dudağımın kenarından.
O yüzden, ne sen teselli etmeye çalış beni.
Nede, ben durduk yere üzeyim seni.
Zaten, zor bir coğrafya.
Bir yanı savaş, öte taraf açlık.
Bir yandan, kararan hayatlar, ablukaya alınmış hayaller.
Kolay değil, savaşmadan yenik düşmek.
Direnmek, esir olmak.
İçinde ördüğün duvarlar bile, seni korumuyor artık.
Nereden başlasam, bilmiyorum.
Siz sordunuz, benim anlatmaya mecalim yok.
Artık, bir derdi daha kaldıracak halim yok
Ne hayatlar tanıdım, kimi sevgiye aç
Kimi acıya tok.
Üç günlük dünyada, han çok hancı yok
Daha doğmadan yazılmıştı kaderim.
Derdim, çilem, kederim.
Sanki, yalnız doğmuşum da, yalnız öleceğim.
Sokaklarda oynarken, kanayan dizlerim.
Eve döndüğümde, kızacak bir babam yoktu.
Bundandır yaşlı gözlerim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!