Kimi pireyi deve yapar, derdi dağ eyler,
Huzuru unutup boşuna feryat, figan eyler.
Görmediği gülün kokusuna şükreder arif,
Kaderin çizgisine boyun büküp seyran eyler.
Senin gülüp geçtiğin o an, bir başka hüzün,
Gözyaşıyla ıslanır toprağı o dertli yüzün.
Hayat işte, bir bilmece, kimine gam, kimine neşe,
Kimi varlık içinde kaybolur, kimi çeker gözün.
Herkesin sınavı ayrı, yürekte saklı hikâye,
Bir nefeslik dünyada neye değer bu öfke, neye?
Kanaat en büyük hazinedir, gönül erlerine,
Gözü açık olana dertler bile gelir hediye.
Bir yanda dünya telaşı, bir yanda gönül hanesi,
Kimi varı yok eder, tükenir nefes nefes sesi.
Kimi bir damla huzuru ararken deryalar boyu,
Kimi bir kuru dalda bulur ezelden gelen bahçesi.
Zaman akar gider de, insan kendine yabancı,
Bazen bir tatlı tebessüm olur ruhun ilacı.
Senin yaktığın ateşi, bir başkasıyla söndürürken,
Anlarsın ki hayattır en büyük, en derin sancı.
Yine de şükür düştü dile, kalpte sükût payımız,
Geçer elbet bu fırtına, baki kalır kayımız.
Yolun sonu vuslat ile nihayete erer elbet,
İbret gözüyle bakınca, hikmet dolu her ayımız.
Gönül terazisi şaşmaz, tartı bellidir,
Kaderin yazdığı o gizli, mührü bellidir.
Dert ile dermanın düğümü bir ince çizgide,
Sırrı çözüp susanların, yolu bellidir.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 02:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!