Karanlık sokaklarda, sessiz adımlar atar,
Pahalı ceketlerden, ipek cüzdanlar kapar,
Kimse farkına varmaz, rüzgar misali sapar,
Bu maharetli eller, her gün bir oyun yapar.
*
Gözleri keskin bıçak, bakışları çok yaman,
İzini bulamazsın, aradan geçse zaman.
*
Hedefini görünce, sessizce ava yatar,
Görünmez bir gölgedir, tuzaklardan hep kaçar,
Kimse onu tutamaz, engellere dert açar,
Girdiği her sokakta, etrafa korku saçar.
*
Gecenin karanlığı, olur ona bir liman,
Polisler peşe düşer, sokaklar toz ve duman.
*
Adımları kaygısız, sokakları o gezer,
Avının nefesini, çok uzaklardan sezer,
Altından zincirleri, tenekeymişçe ezer,
Karanlık geceleri, nakış misali bezer.
*
Elleri sihir gibi, kalmaz kimsede derman,
Ondan kaçış bulunmaz, yazılmıştır bu ferman.
*
Avını gözleyince, köşede sessiz durur,
Tırnağının ucuyla, sanki hedefe vurur,
Yakalandı sanırsan, kanın damarda kurur,
En gizli cüzdanları, saniyesinde bulur.
*
Çaldığı altınları, gizlice yapar harman,
Gözden kaybolup gider, kopar ortalık aman.
*
Sokakların şahıdır, altın tahtından iner,
Gözüne kestirdiği, lüks arabaya biner,
Karanlık kuytulara, rüzgar misali siner,
Şansı yaver gidince, talih yüzüne döner.
*
Elleri çok çabuktur, gözleri sanki orman,
Karanlık yollarında, gezer ulu kahraman.
*
Gecenin karanlığı, hep yavaş yavaş çöker,
En sıkı kilitleri, ustalık ile söker,
Zenginlerin ardında, sahte gözyaşı döker,
Tırnakçının hasıdır, dertleri ipe çeker.
*
Puslu sokaklarında, duyulmaz ahla figan,
Yakalanmaz o asla, etse de dünya isyan.
*
Sessiz adımlarıyla, sokağa yapar akış,
Gözlerinde belirir, çelik gibi bir bakış,
Hırsızlığın sanatı, parmaklarında nakış,
Üşütmez ellerini, gelse de en çetin kış.
*
Altın saatlerini, çaldığı o güzel an,
Yüzünde bir tebessüm, damarda kaynayan kan.
*
Gecenin karanlığı, onun için hiç bitmez,
Kimseye boyun eğmez, dertleri alıp gitmez,
Çaldığı hazineler, ömrüne asla yetmez,
Bir gölge gibi yaşar, bedeni veda etmez.
*
Geceye dost olmuştur, ondadır bütün cihan,
Düşmanları iz sürer, edemezler imtihan.
*
Geçtiği sokaklarda, bırakmaz ufak bir iz,
Gecenin ortasında, saklıdır büyük bir giz,
Zenginlerin önünde, asla çömelmez o diz,
Gölgelerin içinde, sanki o büyük deniz.
*
En usta avcıları, bırakır yolda yayan,
Zenginlerin malını, gece edermiş talan.
*
Yıllar yılı koşturur, zaman sanki akan kum,
Karanlık odasında, eriyip biter o mum,
Çaldığı her hayattan, içer bir acı yudum,
Tırnakçının yolları, sonu gelmez uçurum.
*
Bırakıp da gidersen, biter koskoca devran,
Kime usta derim ben, viran olur bu kervan.
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 09:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!