Kendinden Taşma Ayini Şiiri - Murat Avcı ...

Murat Avcı Ozan
67

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Kendinden Taşma Ayini

kendinden taşma ayini

genişliği yetmiyor hiçbir lügatin seni çevrelemeye
bir hudut çizilemiyor bu kendinden taşma haline
zamanın yırtıcı dişleri arasından
mekânın duvarlarını yıkarak
süzülen
asırlardır körüklenen, hiç sönmek bilmeyen kadim bir ateş...
uçsuz bucaksız bir ovada
gece yarısı
tek başına diz çökmüşçesine
kendi küllerinden yeniden doğan pervaneler misali
sonsuza kurulan o ilk ayine doğru
akıyor ruhum

göğsümün en karanlık, en tenha dehlizinde
fırtınadan kaçan o telaşlı konuk sensin
ben adımladıkça bu tozlu sokakları
toprağı sarsan dip dalgası senin vuruşların
ne zaman dilimi dişlerimin arkasına kilitlesem
en gür sesinle haykıran sensin uçurumlarımdan
şu kirli, şu çiğ ışıklı gölgeler sahnesinde
bizim iki ayrı gölge gibi dolanmamız var ya
sadece bu katı, bu pürüzlü aynanın
bize gizlice fısıldadığı geçici bir rüya

şu yabancı şehirlerin kalabalığında
baştan aşağı sürgünüm ben
herkes bir parça ekmek peşinde
ucuz bir avunuş ararken
ben adımları meçhule uzanan bir seyyahım kendi içimde
sen benim bu yurtsuzluğumun göbeğindeki
yegâne toprağımsın, sığınağımsın
sınırları çizilmemiş, haritalara sığmayan
o amorf ruhunun derinliğinde
bütün ışıkları söndürüp
ebedi ve pürüzsüz bir uykunun koynuna
bırakmak istiyorum kendimi
tüm o uydurma isimlerden arınmış olarak

bakışlarının loş koridorlarından süzülen mukaddes sızıyı
bir zehir gibi döküyorum kırık kadehime
sen dudaklarına sükutun o ağır mührünü vurduğunda
ben içindeki o görkemli tapınağı dinliyorum
çünkü bizim aramızdaki köprü
cümlelerin o hırpalanmış, yorgun tahtalarından değil
susuşların o asil
o derin uçurumundan örülmüştür bir kere

seni sevmek, mukadderatın önünde diz çökmek gibi bir yazgı
ne bir tercih hakkı saklı
ne de bir irade lüksü...
özümün yaratılıştaki o ilk şafağına
o saf kaynağa doğru yaptığı
amansız ve kutlu bir hicrettir tamamen
yön duygumun büsbütün silindiği yer de sensin
gidip de dönülmeyen
o en tenha menzil de...

sevda dediğin, iki çıplak elin birbirine değmesi değildir ki asla
iki deli akıntının
yataklarından taşıp aynı dipsiz boşlukta
durmaksızın erimesidir
kendi yalan köpüklerinden
kendi uydurma adlarından vazgeçip bir olmasıdır
ben senin o girdaplı, o muazzam derinliğinde
silinmeyi seçtim çoktan
hafızamın tırnaklarıyla
kendi ismimi aklımdan kazırcasına

seni her andığımda içimdeki o vahşi
o pençelerini bileyleyen ilk insan uysallaşıyor birden
sakin bir göl gibi teslim ediyor kendini gecenin koynuna
kâinatı saran bir şefkatle
ilahi bir sükunete bırakıyor her hücrem yerini
sen beni bu dünyanın çamurundan çekiyorsun
beni baştan yazıyor
beni asıl fıtratıma
o kirlenmemiş çocukluğuma döndürüyorsun

işte bu yüzden
artık ne adım var lügatte
ne de gölgem yeryüzünde
ben senin o derin denizinde boğulmadım
bizzat suyun kendisi oldum

Murat Ozan Avcı

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 10:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


işte bu yüzden artık ne adım var lügatte ne de gölgem yeryüzünde ben senin o derin denizinde boğulmadım bizzat suyun kendisi oldum

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!