63-DİYARBAKIR' KADİM ŞEHRİN YARALI ÇOCUĞU
Surların gölgesi çökerdi üstümüze lo bra,
Hani diyordun ya, "Diyarbekir bir sevdadır,"
Dört hançer yarası aldım tek ayaklı minarenin ayazında,
Sırtımdan vurdular, sustum, kan kustum gecenin köründe.
Tekmelendim dipsiz sokaklarda, üstüm başım kan ter içinde,
Toprak bile utandı üstüne damlayan gençliğimden.
Tam pes edecekken, tam gözlerim kapanacakken karanlığa,
Yıkıntıların arasından ürkek bir kız çocuğu ilişti gözüme;
Bakışlarında korku, bakışlarında sitem, bakışlarında koca bir keder…
Utandım lo bra, utandım o masumun önünde yerde çaresiz yatmaktan.
Tutundum tarihin taşlarına, doğruldum yeniden,
Başım dimdik, tıpkı o hiç eksilmeyen umutlarım gibi!
Volkan gibi kaynıyordu kanım, sığmıyordu göğüs kafesime,
Kaçacak yer arıyordu deli öfkem, şakaklarımı patlatırcasına beynimden.
Dişlerimi sıktım bra, etimi tırnağıma kattım da geçtim o sırat köprülerinden!
Yılmadım lo bra, kalemi kılıçtan keskin kıldım, yazmaktan durmadım.
Şimdi baksalar her yerde bir yara, her köşede bir feryat görürler,
Dicle’nin suyu bile simsiyah akar, ağıt tüter her evin dumanı tüten bacasında…
Anam ki acıların kadınıdır, gözyaşlarıyla yoğurmuş hamuru,
Evlat acısını, hasretini pişirmiş o kor ateşli tandırda.
Ama bitmedi bra, teslim olmadı bu yürek,
En güzel türkülerimi, en gür avazımı daha söylememişim!
Hevesim kursağımda kalmaz benim;
Dersim’in yalçın dağlarında söylersem De xalo, Munzur’un coşkun sularında Dersim’de…
Kaçak tütüne sarmışız dertlerimizi, acıyı nefes nefes çekiyoruz ciğerlerimize,
Dumanı savururken gökyüzüne, ömrümüzün bedelini ödüyoruz azar azar.
Dört duvar arasına sıkıştırmışlar bedeni ne çıkar?
Kirası peşin ödenmiştir bu fani ömrün, zindan karanlıklarında.
Kör pencerelerden bakarız dünyaya, kimse bilmez, kimse görmez,
Ama inadına, güneş en ilkin bize doğar, en ilkin bizi selamlar Surların ardından.
Bir sabır taşı gibi tespih çekmek parmak uçlarında,
Dar koridorlarda volta atmak, delikanlının namusudur, aşkıdır bra!
Ne bileğe vurulan o soğuk kelepçe, ne de hücrelerdeki o kapkara zulüm,
Susturabilir mi sence, yüreği halkı için çarpan bir şairi?
Bak, izle yukarıyı, karanlığın en koyu yerinden doğacak o yıldızlar,
Kavuşmanın, özgürlüğün, o beklenen şanlı baharın müjdecisidir.
Kış ne kadar sert geçse de, sonu bahardır bu coğrafyada.
Umuda bin can kurban olsun, tek bir fidan solmasın diye;
Gelecek güzel günlere, o sonsuz özgürlüğe,
Tüm canlar feda olsun be Bra, tüm canlar feda olsun…
15.08.1992
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 09:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!