Gidiyorsun...
Bir şehrin dumanına karışıyor adın,
Başkasının omzuna bırakıyorsun
Sıcak bir korkunun buğusunu.
Ama ben hâlâ senin yüreğinin
Karanlıkta unuttuğu lambayım—
Ne dünü silebildim
Ne vaz geçebildim
Umutlarımdan
Aktı
Gözlerimden
Bir avuç dolusu ölüm,
Seni arıyorum bak sana inat
Hasta kalbim vermez gönlüme rahat
İster gel yoldaş ol edelim seyhat
İstersen toprağa ver beni beni
Yıllardır taşıdım delik kalbimi
Yetmedi mi uyuduğun
Uyan artık Türk Milleti
Hiç yerine koyulduğun
Uyan artık Türk Milleti
Yüzlerce yıl geridesin
Yokluğunu çektiğim sabahı her gecenin
Göz altlarımda morluk yüreğimde sen varsın
Bitince şiir olan yazdığım her hecenin
Başında bir yalnızlık son deminde sen varsın
Baharda su yürüyüp filiz veren her gülün
O yalan sözlerin, sahte gülüşün,
Beni kandırmaya yetti mi sandın?
Bağlamış beline güllü peştemal
Gam tohumu ekecekmiş sevgili
Ferhatın elinden almış kazmayı
Yüreğimi sökecekmiş sevgili
Yolmuş saç başını dil pare pare
Gözlerin... Kadifekale yamaçlarından
gün batımına bakan bir kızıl gecedir,
Konak Meydanı'nda martılar dönerken
sıcak bir simit gibi düşer içime hasretin.
Kemeraltı’nda sesin var, sabah telaşında,
Yok içecek ayranı
Nasıl yapsın bayramı
Hayal eder kurbanı
Bayram kimin neyine
İşi gücü olan yok
Var mı ki beklemekten
Başkaca bir ihtimal
Her günüm ayrı dram
Her saat başka bir hal
Gecemde aynı hüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!