Bir ses yükselir tarihin içinden,
Alın teri, kalem izi, barut kokusu…
Emekçi kadın fabrikada üretirken yaşamı
Bilim kadını ışık saçarak aydınlatır yarını
Kimi zaman
Koş git okuldan şimdi
Bekleyen sana yakın
Etrafına iyi bak
Takip olmasın sakın
Tut elinden dolmuşta
Eğer öleceksek bu kavgada
Yiğitçe ölelim
Avlanmış, kıstırılmış
Bir çakal gibi
Kuduz ve aç köpekler
Çevremizi çevirip
Ölüler vardır
Toprağa gömmediğimiz,
Sessiz gecelerde
Adını anmadan taşıdığımız.
Ölüler vardır
Nefsine uyupta doğrudan şaşma
Bağlanır yolların kalırsın darda
Kin,kibir,vesvese kalbine sokma
Yer bulur gönlünde kalırsın darda
Bakıp ta arıya ibret alsana
Bilirim bahçemin halini
Her yanı yarı ölmüş
Sonbaharda bitti bitecek
Mevsim kışa koşuyor dolu dizgin
Güller solmuş ,bülbül sus pus
Tek hayat belirtisi sen
Uçurum oluyor
Her gün
Yüreğine atlayacağım.
Geceler
Koşasım geliyor
Kara bulutlar çöktü
Talihimizin üzerine
Sardı tüm bedenleri.
Tarlalar başaksız,
Ormanlar ağaçsız,
Dökülmüş bir kandilin gölgesinde,
Pas tutmuş bir gülüşün ardında saklı hep çıkar
Kimse kimseye değil,
Kendine bile varamamış.
Yarım bir aynanın çatlağında,
Oynar bakirlik masalı,
Ellerim tutulur, gözlerim görmez
Bir hoş oluyorum senin yanında
Anlatılmaz bir his yaşamayınca
Sarhoş oluyorum senin yanında
Başımdan aşağı boşanır sular




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!