Sanma bu dünyanın kahrı çekilir,
Çekilir derlerse yalan söylerler.
Sanma ki ağrıyan dişler dökülür,
Dökülür derlerse yalan söylerler.
Doğruyu söylersen yalandır derler,
Defne yapraklarından,
Taç yapmıştım başına.
Gitmedi mi bir tanem,
Gitmedi mi hoşuna?
Bunca yılımı verdim,
Uzağa gitme
Beni terk etme
Kapımı itme,
İSTEMİYORUM!
Bana dayatma
Kuyulara daldım suyu bulunmaz
Seviyorum desen aşık olunmaz
Bu gece özlesem burda kalınmaz,
Ben Yusuf’um,Züleyha’yı ararım.
Gönlündeki yanan ateşin olsam
Karagözlüm saçlarını,
Çöz diyorum çözmüyorsun!
Bir kerecik gözlerini,
Süz diyorum süzmüyorsun!
Hiç şansım yok aşktan yana
Yıkılası Bağdat gözüm görmesin
Söyleyin anama yüzüm gülmesin
Irak’a gittiğim kimse bilmesin,
Oy Kerkük Kerkük’te yanarım Kerkük,
Başıma karalar bağlarım Kerkük!
Hadi git buradan,
Beni bekleme.
Bu tren burada,
Durmayacak ki! ..
Döneceğim diye,
Bana soruyorsun; Kimden bu yapı?
Giray Han’dan kalma konaklar gördüm.
Senelere meydan okumuş kapı
Osmanlıdan kalma topraklar gördüm.
Çalıştım durdum yıllarca,
Harama hile katmadım.
Yoruldum durdum yıllarca,
Akşam erkenden yatmadım.
Selam vermedim alçağa
Dinde dindaşım
Yolda yoldaşım
Benim haldaşım,
SEN OLUR MUSUN?
Vücutta başım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!