Sen değilsen mamur iken şen bir gönlü viran eden
Sana ne ey viran gönlüm can çekişen viraneden ?
Herkesler ak kaşık, bir ben lanetli
Dokunma, kirimle yağlanırsın bak
Güzergah hep sürgün, tek yön biletli
Halimi anlatsan ağlanırsın bak
Eşkalim sansürlü, ismim yasaklı
Mat geldi tınmayan aleme zarfım
Mezrufu fâş ettim ben de avama
Abdala yeterdi yalnız bir harfim
En hası bin sözle geldi kıvama
Kim gömdü cesede bunca ervahı ?
Ne demek gözünü kin, hırs bürümek !
Köle olmak niye, üne ünvana
Yaşamak dediğin ayak sürümek
Ardından süratle iten zamana
Yaşlanıyorum
yaşamadan,
yaşayamadan seni
yaşlanıyorum
yaşayamadığımdan seni
Düşüyorsam içine parlayan gözlerinin
Yansıyışımı görmek geliyordur işime
Bıktığında tek söze gerek yok veda için
Bir kez göz yumman yeter çekip de gidişime.
Daha özgürdür benden deney faresi bile
Dön dolaş hiçbir yere çıkmıyor bu labirent
Adil mi ki bu yarış, bu ağırlıklar ile
Ayaklarımda zincir, boynumda hep bir kement
Yoruldum artık ben bu sersem koşturmacadan
Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah...
Hüseyin de evlilerdendi
Otuz, bilemedin otuziki yaşında
Beklemiyorum, kusur kalsın baharım, yazım
İsyan etmek faydasız, düştüğüm acz hâline
Anladım zemheride kavrulmak alınyazım
Hem, eren her mevsimde erer ruh kemâline
Kurduğum her ocak rast geldi faya
Tarumar oldu hep illerim benim
Bin türlü zahmetle, bineksiz, yaya
Yokuşta geçti hep yıllarım benim
Çevremde onca ses ben ıpıssızım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!