Giderken ağarttığın tek beyaz tele
sırf senden yadigar diye gıpta ede ede
hızla ağırıyor saçımdaki
diğer tüm teller de
Gün boyu insanlara sabreden güneş,
Öfkeden kıpkırmızı kesilir önce
Sonra da çekip gider
Kısık adımlarla sessizce...
Sonra,
Tek rengi yudumlar gökyüzü
Bir kurşunsun beynimin ortasına saplanan
Yıllar yıllar önceydi, ölmedim şans eseri
Çok acı çektim... Canım yanmadı dersem yalan
O kurşun derinlerde durur o günden beri
Hayretten donakaldı göründüğüm her doktor
Bu dünya herkese yetecek çapta
Gel gör ki bugünü, dününden beter
Aç kalmaz yemezse "Bey" altın kapta
Tokların gözünü doyurun yeter
Mirası ne maddi, ne de genetik !
Babalık ruhladır, bedenen değil
En büyük bağıştır hak, ahlak, etik
Evlada bir ömür ödenen değil.
İki sevimli balarısı gözlerin
Şirin mi şirin
Oradan oraya kirpik çırpıp uçuşur
Uçsunlar uçmasına da,
Ben takipten,
Yakut ancak süs taşı olur tek pabucuna
Zümrütler gözlerinin ışıltısına muhtaç
Elbet arar bulur ve sererdim göz ucuna
Olsaydı kirpiğinden daha değerli bir taç
Her ustanın farklı tür kabiliyetleri var
Tek bir kurşunla vurur nişancının keskini
Futbolcu hat-trick yapar, basketçi üçlük atar
Ben de dörtlük yazarım, bire gitse de bini.
Diğer bayramlar gibi sensiz geçti bu bayram
Otuz dördüncü senem sensizlik orucumda
Sen yoksan bu hayatta tebessüm bile haram
Ölüm bile bayramdır beklersen baş ucumda
Sesleniyor yanağın, o resim karesinden
"Dünyada en çok bana yakışıyor al" diyor
Çağırıyor gözlerin, baksam her neresinden
Dudağın ömre bedel... "Öde gel de al" diyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!