Hayal mi gerçek mi, bu neyin nesi
Yar diyen bir yar'in, sesini duydum
Şiddetle titrerken, aldım nefesi
Aradım her yerde çakıldım kaldım
Günlerce düşündüm, deryaya daldım
Niyeti bozunca, pusuya yatan
Ortalık toz duman, aleme dalan
Döktüğü dillerle, hileyi yapan
Mazluma gülerek, malını çalan
*
Yıllarca kandile yağı damlatan
Gök karardı yağmur gibi bulutlar
Şakır şakır bak şu gelen zamlara
Haydut hırsız birlik olmuş uçarlar
Fırsatçılar eli oynar zamlarla
Aylar öncesinden kokuyu alan
Çalarken zevk alır, mutluluk özde
Görüp de korkanlar sessiz bakıyor
Hak hukuk kalmamış namussuz yüzde
Çaldıran sessizce gülüp geçiyor
Pisliğe batmış da umrunda değil
Bizim oğlan gözü dikmiş toprağa
Kazmayı vurunca serveti görmüş
Kemiği görenler koşmuş dağlara
Milyonluk servetin peşinde ölmüş
Karanlık gecede ışık vurdukça
Moda olmuş şimdiler, çalarak oynamayı
İncitmeden soyarken, namustan bahsetmeyi
Cümle alem seyretsin, öğrensin kıvırmayı
Soyulanlar ağlarken, gör cebe indirmeyi
Yılların birikimi, akıl alın teridir
Çanakkale geçilir mi bilmeden
Geçmişte içte biriken nefretten
Yıllardır bu topraktaki emelden
Vazgeçmedin, geldin, ta nerelerden
Kimi zaman dost gibi yaklaştın bize
İnce hesap kitapla, günlerce plan yapıp
Yüz yılların sancısı, yüreğinde yanarken
Varlığıma son verip, ayağıyla ezmeye
Yedi düvel birlikte üzerime gelirken
Milletimi yok edip, vatanımı istiyor
Türk milleti üstünde, hüküm sürmek istiyor
Herkes vatan dedikçe, şimdi gülesim geldi
Askerlik çağındaki, çürükler aklım deldi
Üretmeden tüketen, nesiller akan seldi
Bol keseden atanlar, Çanakkale geçilmez
***
Bir karış toprak için, vucudu kurşun dolan
Candan can olana kıyar mı yürek
Uğruna fedayı ettiği yürek
Kendini yakar da kıyamaz yürek
Acılar tadarken kıyamaz bize
Gülerken yandığı baksana öze




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!