Düştüm mapus ellerine, gece gündüz uyurum
Uyuşmuş şu başlarımız, neden hala uyanmaz
Duymazlar mı hallerimi, ağlayanı görürüm
Şu kel başım kokuyorsa, birlikte tuzlayalım
Uyuyanlar uykudayken, uyanıklar çalıyor
Bir lokma ekmeğe bir damla suya
Uyumak için küçük bir yastığa
Karda kışda soğuktan korunmaya
Hiç ihtiyacın oldu mu arkadaş
Ana nerde bacı nerde yar nerde
Bir lokma ekmeğe muhtaç heriften
Kime hayır gelir bilen söyleyin
Boynu bükük gezen evin beyinden
Böylesinden hayır gelmez bilesin
Sırtında kamburu bastonu elde
Bir lokma ekmeğimin
Elimde ki nasırı,
Gözümdedir hep nuru,
Yüzlerimi güldüren, tatlı bir güldürüşü vardır.
Ekmek nimettir diye, katlandım her bir kahıra
Olmadı asla,
Bir lokma ekmek değil mi?
İnsanı, dağdan dağa attıran
Yıllarca peşinden köle gibi koşturan
Bazen sıcakta, Bazen de, kışın ayazında kavuran
Şu kamburlaşmış sırtına
Her gün yükü vurduran
Bir Memleket İsterim!
Güzelim memleketin, havasını solurken
Gelin hep birlikte olalım
İçinde ki insanlarım, bulutsuz havalarda ıslanmasın
Dumanı çıkmayan ateşlerde, yürekleri yanmasın
Her derde derman olmak varken
Bir Nefeslik Süre
Seni gördüm seni sevdim yürekten
Bir nefeslik süre, bir ömre bedel
Başıma taç ettim tarttım gönülden
Bir nefeslik süre, bir ömre bedel
Bir nefes ömür için kendimizden geçerken
Cihanı alem için insanları ezerken
Gül bahçenin için de ağlayana gülerken
Hangi insan ruhunda huzur vardır söyleyin
Ahiretin tarlası şu dünyamız olmazsa
Eşeğin üstüne at'ı çekince
Aslına uymayan bir katır doğdu
Ne ata benziyor nede eşeğe
Kendini beğenmiş bir nesil doğdu
Aslın nedir diye sordum Katıra
Boş ver gamı kederi,
O gözlerin bir gülse
Yüreğimde ederi
Yeter ki bir kez gülsen
*
Ben sana bir gül dedim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!