Kelebek sürüleri kuzeye gider,
Güneş en batıya ,
Medeniyet doğudan başlar.
Sonun da güneye eser hep rüzgarlar...
Dört nala mevsimleri koşturur dünya.
Yağmurlar eker, karlar biçer mikâil
Göğün bekçisidir idris peygamber,
Yol kenarında trenlere el sallayan çocuk sevinçlerine derler.
Karşılaşırsak bir vakit,
Elinden öper alnımıza koyarız.
Şimdi,
boyayın beni de.
Tanrının tüm renkleriyle,
Ne hüzün koyar, ne acı bana.
Sirâyet etmiş ,babamın sabrı ruhuma ...
Haydi yazdıklarımdan ,
şahsıma bir isim takın .
Abdal, divâne
biraz şairane...
Alnım ak, bahtım mavidir benim.
Ben sıvadım maviyi kaderime ellerimle.
Yoksa nasıl aklarım kendimi karaların içinden.
Uzakta bir yer de,
Belkide hiçbir yer de...
Teslim olmuşum olana olmayana...
Hani bu sinmekmidir?
Yahut susan çığlık mı?..
Bazen kadınların yazdıkları şiir değil,
Yalnız yaşlanan Nazlı bir isyandı.
Kayıt Tarihi : 20.08.2026 00:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!