1
Hedefe ulaşmak sırrı efsane;
Manevi topluma karışman lâzım,
İnsanı zorlayan kötü efsane;
İnançla hedefe ulaşman lazım
2
Ne güzel konuştun gönlüme doldu,
Seni saramayan kollara yazık.
Dertimi paylaşan bir dostum oldu,
Sirkeyle karışan ballara yazık.
Her zaman her yerde barış şi’ârm,
1
Hamzalıda ibiş oğlu sır yeri;
Bakımsızdır işaretsiz her yeri,
Yiğitlikte sahne olmuş er yeri.
Oğuzlardan atalarım, soyumdur.
2
İhtiyarlık çökünce, buruşmuş yanakların,
O neşeli halinden kaybolmuş şakrakların,
İşte geldi sonbahar dökülmüş yaprakların,
Bülbül artık ötmüyor, ördeği yok, kazın yok.
Nerde senin gülşenin dökülmüş yaprakların,
Uyuz oldum çocukken vücudum yara oldu,
Suskun idi dillerim çaresizlik içinde
Alay konusu oldun, içine hüzün doldu,
Bu ilkokul yıllarım çaresizlik içinde.
Yaşadığım ömrümü hatırlayıp geçerken,
Zifir katran her tarafın,
İçmiyorum artık seni.
Suçun büyük yoktur affın,
İçmiyorum artık seni.
Sigarayı derman sandım,
Seni hep aldattı kötü nefsine;
Yeter bu gafletin, gönül, ölüm var,
Ma-la-yanı sözler yalan efsane.
Yeter bu gafletin gönül, ölüm var.
Mürşidi Kâmili bulayım dedin,
Mevlam bize verdi düşünce aklı,
Kullanmasını bil, o bir nimettir.
Nice güzellikler manada saklı,
Yollanmasını bil, o bir nimettir.
İnsanın emrine verdi âlemi,
Gezdim bu gün kırları çiçek açan dağları;
Sararmış solmuş renkler,hazan olmuş bağları.
Nerde senin gülşenin,dökülmüş yaprakların;
Susuzluktan kurumuş,çatlamış toprakların.
Sevgi ile yaklaş, toplum da, fer’de,
Dostluk selamını, saçarsın orda,
Aff dile Rabbinden; açılsın perde.
Nice engellerden, geçersin orda.
Ne varsa içinde inançtan yana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!