Elbet anlayacaktır, insanlık koyun değil,
Dünya oyun salonu bu hayat oyun değil!
Ölmez de sağ olursam bu haziran inşallah,
Sılamı doya doya bir görmek istiyorum.
Evlerine, yoluna, dutlarına, suyuna,
Toprağına, taşına yüz sürmek istiyorum.
Karakaya'dan geçip yoklayıp her bağını,
Dönem dönem değişirmiş dünyanın iklimi,
Bazen olur kartopu, bazen de yangın topu.
Bu gün insanoğlu da soktu burnunu işe,
Global ısınma ve harplerle yangın topu!..
Kainatta her ne var boyun eğer emrine,
Birçok insan müstesna, bu insanın derdi ne?
Kaç zamandır çıkmadı ayağımdaki çizme,
Bu iş senin de işin tut ucundan yan çizme!
Bu kaçıncı ey gönül birazcık anlasana,
En çok kıyamadığın en fazla kıydı sana!
Gezdim dolaştım geçen, Beyoğlu, Üsküdar'ı
Şaşırdım, beklemezdim, ben ancak bu kadarı,
Bir cavır şehri olsa daha nasıl olurdu?
Hiç hayal edemezdim ben ancak bu kadarı!..
Giden gittiyse gitti bu kadar hüzün niye,
Yer hazırla köşende ondan daha iyiye...
Bir insan her şeyiyle mi güzel olur yahu,
Yoksa seven her şeyi mi güzel bulur yahu?
Hiç kimse demez ki hiç bu fener bir gün söner,
Her gelen bir gün gider bu devran böyle döner...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!