Seni sevmek
çamur kalıbın içine
kendi gövdeni
mumdan üflemekti
Bilirim
ateşi harlamayı
içerdeki o ilk biçimi
kendi sıcağımla eritip
akıtmayı
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Şimdi
o yok olan mumun bıraktığı
o dilsiz boşluğa
kızgın bir tunç gibi dökülüyor
bu ağır aşk
Kalıbı kırdım
Aynadaki çatlak tel gibi
ortaya çıkan o ebedi gövde
kapısında mühürlü bir tarihle
bekliyor bizi
Sahi
kalıbı kırınca
kimi bırakmış oluyor insan
Hatice Güzen
Kayıt Tarihi : 26.05.2026 20:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Aslında nokta boşluk ve tipografik kırılmalar şiirde kullanımı 19. yüzyıldan beri çeşitli biçimlerde karşımıza çıkıyor Benim ilgimi çeken tarafı ise tekniğin kendisinden çok şiirde üstlendiği işlev Bu arayışı birçok şiirimde farklı biçimlerde sürdürmeye ve kendi şiir dilim içinde geliştirmeye çalışıyorm M.UM da bu anlayışın bir parçası "Mum" kelimesinin içine küçük bir eksiklik bir kırık ve bir sessizlik yerleştirmek istedim Şiirdeki kayıp boşluk ve dönüşüm duygusunun kelimenin kendi gövdesinde de görünmesini amaçladıim Biraz da mesleki hafızamdan ve ilgi alanlarımdan geliyor aslında Kadim Kuyumculukta ve heykelde kullanılan "kayıp mum" tekniğinde tasarım önce çizilir sonra elle muma işlenir ardından döküm etabında mum kaybolur ve geriye onun boşluğunu dolduran metal kalır Altın,gümüş, bronz yada pirinç artık o kaybın içinden doğar M.UM başlığı da biraz bu düşünceden çıktı Kaybolan şeyin yok olmaktan çok başka bir biçime dönüşmesi fikrinin şiirdeki karşılığı gibi Böyle bir iç döküm ortaya çıktı diyebilirim Şiire gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!