Kavuşunca Muradına Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4603

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kavuşunca Muradına

Gözyaşı sel olup aktı, kavuşunca muradına,
Dünya serildi önüne, erdi büyük taht adına,
Yüreği coşkuyla doldu, sığmaz oldu sol yanına,
Bir şölen kurdu anında, hem dostuna hem canına,
Bereket fışkırdı yerden, bolluk doldu gökyüzüne,
Düğün dernek kurulunca, yaş süzüldü ak yüzüne,
Herkes hayran bakakaldı, nurlu bahtın gündüzüne.
*
Yıllar yılı beklemişti, çatlamıştı sabır taşı,
Şimdi halay çekiyorlar, şenlendi hep dağı taşı,
Gelin kızın nazlı hali, güldürüyor can yoldaşı,
Bereketli toprakların, tatlı oldu pişen aşı,
Mutluluktan uçuverdi, bu hayali kuran canlar,
Hasret ile yanan kalbi, sevinç ile hep saranlar,
Bahar geldi bahçesine, berekete tam varanlar.
*
"Ah" demeden murad alan, unutuverdi ziyanı,
Süslediler sırma ile, büyük salon ile hanı,
Oynayanlar coştu kaldı, inletiyorlar her yanı,
Kutlamalar bitmek bilmez, şenlendirir onca canı,
Geniş sofra kurulunca, tatlandı dillerin seli,
Ne de güzel rüzgar eser, sanki bahar sabah yeli,
Bu kavuşma hikayesi, mest eyledi bütün eli.
*
Kavuştular diye şimdi, bayram havası bu yerler,
"Maşallah" der gören gözler, sevinçle parlıyor terler,
Teyzeler hep bir ağızdan, ballı kaymaklı söz derler,
Bu bereketli ovada, altın eker gümüş derler,
Çiçek açtı yanağında, evin o utangaç kızı,
Artık geride kalmıştır, yürek yakan derin sızı,
Dileğine erenlerin, gökte parlıyor yıldızı.
*
Büyük istek hasıl oldu, tam da zamanın bağrında,
Eş dost gelip tebrik etti, koca kapının sağında,
Eğlenceler gırla gider, bu güzel gençlik çağında,
Kuzular hep meleşiyor, o bereketli dağında,
Bolluk fışkırır topraktan, uyanır bereketiyle,
Düşler gerçeğe dönüştü, bir sabah hareketiyle,
Bütün dertler uçup gitti, dostların nezaketiyle.
*
Geniş ferah meydanlarda, her şey dizildi nizamlı,
Coşku seline kapıldı, yürüyüşü pek endamlı,
Ziyafetler çekiliyor, sohbetleri bol kelamlı,
Birbirine sarıldılar, sevgileri hep devamlı,
İhtişamla kavuşunca, doğdu ocağın güneşi,
Sevincinden ağlıyordu, bu bulunmaz kalbin eşi,
Şarkılar türküler söyler, mahallenin şen kardeşi.
*
Uzun lafın kısası, bu kavuşmak ne kadar tatlı,
Yüzlerinde gülücükler, melek gibi hep kanatlı,
Halası durmaz oynuyor, altında halılar katlı,
Düğün dernek tam gaz gider, meydanda yiğitler atlı,
Ne dert kaldı ne de tasa, huzur doldu köşe bucak,
Kavuşmanın şerefine, açıldı sevgiye kucak,
Ocaklarda ateş yanar, evleri oldu pek sıcak.
*
Görkemine diyecek yok, izleyen geçer sevdadan,
Nimetler dizilir boy boy, hepsi hediye doğadan,
Kötü günler mazideydi, sıyrıldılar her beladan,
Selam olsun aşıklara, kurtulduk gitti tasadan,
Aşağısı geniş dünya, yukarıda hür gökyüzü,
Dileğine ulaşanın, tebessümle dolar yüzü,
Kutlanacak bir zaferdir, bu sevincin masal sözü.
*
Fışkırıyor bereketler, coşku ile akar çağlar,
Mutluluğu anlatmaya, yetmez oldu koca dağlar,
Halay başı mendil sallar, huzur ve güveni sağlar,
Neşesine ortak olur, meyve veren yeşil bağlar,
Sular seller gibi taştı, yürekteki kutlu sevinç,
Hak edileni alınca, ruhlar olur taptaze dinç,
Bu kavuşma şöleninde, dağıtılır helva pirinç.
*
Muhteşemdir kavuşmalar, değerini hep bilenler,
O sevinçle coşar durur, muradına tam erenler,
Dünyaları bağışlamış, bu masalı gösterenler,
Ne de güzel gülümserler, sofralara gül serenler,
Kazana benzer geniş yer, asil dostlar yan yanadır,
Bereketli toprakların, aslı özden insanadır,
Bu ihtişamlı diyarda, zaferler hep can canadır.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 17:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!