Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Anadolu bağrından kopan, bir ses oldular,
Özdeki cevher ile, gönüllere doldular.
*
Yabancı kalıpları, bir kenara ittiler,
Halkın kendi diliyle, öz yoluna gittiler.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bugün hokkanın ucu sızladı,
Tertemiz parşömenin üstüne,
Lacivert kederini bıraktı...
Çizgilerin sıralı akışında,
Bütün, sessiz harfler yarıştı.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Efsanedir demirdağ, yürek sızımız,
Zifiri karanlık, bir şafak vaktinde,
Kafa tuttuk o an, yaban elçiye,
Kızıl tufan koptu, sınır boyunda.
*
Kabarıp taşıyordu, darmadağındı derya,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Dolar bakışlara, koca evren,
Geçer o his, donuk yüzlerde,
Bir zerre kaybolmuş, fikir ummanında.
*
Niyetler tutsak, kendi kabuğunda,
Örülse de set, bir heceden taşar nehir,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Açlık sinsi ateş gibi, yakar içimizi,
Yeminler edilir, bozulur dizi dizi,
Sabır taşı çatlar, dayanmaz buna yürek,
Uzanmam sözü verilen dala, gider bilek,
Yasaktır sandığın, o tatlı şerbet gibi,
Büker bileğini savunmasız hal, tipi,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bu koca şehirde, umut yeşerir,
Her sabah rüzgarı, sertçe eserdir,
Türlü yüzler, geçer caddelerinden,
Kalabalık meydan, hüzünle erir.
*
Köşe başlarını, tutmuş gölgeler,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Sabah akşam, tutuk ense,
Keşke rüzgar, ılık esse,
Şu tutulma, bir ses kesse,
Kocattınız yaşlı şahsı.
*
Nerede o dik duruşlar?

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Neciyim, şu köhne devranda,
Her yanda, gam keder kol gezerken,
Hicivler ve nüktelerle,
Zihinlere neşe serpen...
*
Neciyim, şu köhne devranda,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Şayet bulunmasaydı, köhne öğretiler,
Bilhassa, kökü maziye dayanan o efsaneler,
Kulların hafızasına paslı, zehirli hülyalar sızmasaydı,
Çoktan göçmüştü beşeriyet, engin boşluklara,
Barınmazdı, küremizdeki hayat sahasında,
Kıyım, sefalet, cehalet gibi illetler,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Çürümüş hedefler, sarmış etrafı,
İyiler dururken, sürer mi lafı,
Toplumu çökertmek, onların vasfı,
Bu köhne sistem, hiç fayda etmiyor.
*
Ellere, ne diye boyun eğilsin,

Devamını Oku