Bu işte yok abartılacak bir yan,
Benliğimin eylemidir ettiğim,
Sen de aynısını yapardın, yerimde olsan,
Dostum! Esen olsun sıhhatin.
Bir tek ben geçeyim,
----o eşiği,
Değildir benim sevgim,
----gelip geçici,
Yeter ki bak bana,
----sürgün yerim olsun gözlerin,
Bahçemde, renk cümbüşüyle açan,
Papatya hoş geldin, sabaha çıkan,
Yaprağında, çiğ tanesi parlayan,
Güneşim hoş geldin, güne bakan.
*
Ufukta, mor eflatun tonlar yayılan,
Burası Esin Tepesi,
Elli kalemdaş,
Koca Nazım’ı, yâd ediyoruz.
Güneşten izliyor usta,
Alev alev devasa.
*
Kentte bir esinti,
hafiflik hissi,
kalbi saran bir huzur,
şehrin yolları upuzun,
Göğe bakmış bu sabah
toprağın yüzü,
Minik güvercini ölen kıza, baş sağlığına gittin,
Süzüldü nilüferlerin, bal parlaklığında renklerin,
Hıçkırdı yavru kediler; sığındılar yakarışların,
Kutsal Zeytin Dağı gibi mağrurdur, ulu omuzların.
*
Bembeyaz nesiller istemiyor diye, içim hep buruk,
Ekilmemiş
----ne
--------bir
------------dal,
----------------ne
--------------------de
Raftan indirince, tozunu sildim,
Eski defterimde, senin izin var.
Mazinin yasından, saçımı yoldum,
Eski defterimde, senin izin var.
*
Kalemim düşmüştü, okul yolunda,
Eski defterleri, açtım kapadım,
Yolun sonu uçurum, izler kayıp.
Doğruyu ararken, zora saplandım.
*
Hangi dağdan eser, bu sert rüzgarlar?
Başını taşlara, vursun o başlar!
Her cisme uymaz,
Bu eski deriden, çıkılır mı hiç?
*
Çoğu zaman, bir yılanın soğukluğunu giyinen,
Baktığı aynalarda, dünkü yüzünü tanıyamayan,
Her yeni surette, eski benliğini unutturan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!