Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Bu işte yok abartılacak bir yan,
Benliğimin eylemidir ettiğim,
Sen de aynısını yapardın, yerimde olsan,
Dostum! Esen olsun sıhhatin.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir tek ben geçeyim,
----o eşiği,
Değildir benim sevgim,
----gelip geçici,
Yeter ki bak bana,
----sürgün yerim olsun gözlerin,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bahçemde, renk cümbüşüyle açan,
Papatya hoş geldin, sabaha çıkan,
Yaprağında, çiğ tanesi parlayan,
Güneşim hoş geldin, güne bakan.
*
Ufukta, mor eflatun tonlar yayılan,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Burası Esin Tepesi,
Elli kalemdaş,
Koca Nazım’ı, yâd ediyoruz.
Güneşten izliyor usta,
Alev alev devasa.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kentte bir esinti,
    hafiflik hissi,
        kalbi saran bir huzur,
            şehrin yolları upuzun,
Göğe bakmış bu sabah
    toprağın yüzü,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Minik güvercini ölen kıza, baş sağlığına gittin,
Süzüldü nilüferlerin, bal parlaklığında renklerin,
Hıçkırdı yavru kediler; sığındılar yakarışların,
Kutsal Zeytin Dağı gibi mağrurdur, ulu omuzların.
*
Bembeyaz nesiller istemiyor diye, içim hep buruk,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ekilmemiş
----ne
--------bir
------------dal,
----------------ne
--------------------de

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Raftan indirince, tozunu sildim,
Eski defterimde, senin izin var.
Mazinin yasından, saçımı yoldum,
Eski defterimde, senin izin var.
*
Kalemim düşmüştü, okul yolunda,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Eski defterleri, açtım kapadım,
Yolun sonu uçurum, izler kayıp.
Doğruyu ararken, zora saplandım.
*
Hangi dağdan eser, bu sert rüzgarlar?
Başını taşlara, vursun o başlar!

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Her cisme uymaz,
Bu eski deriden, çıkılır mı hiç?
*
Çoğu zaman, bir yılanın soğukluğunu giyinen,
Baktığı aynalarda, dünkü yüzünü tanıyamayan,
Her yeni surette, eski benliğini unutturan,

Devamını Oku