Hangi yöne çevirsem de şu yaşlı garip başı,
Kaptırdım o hayırsıza bitmez tükenmez yaşı.
*
Endamı sanki bir afet saçları zindan kara,
Yüreğime açtı hasret kapanmaz derin yara.
*
Karanlık inlerden, o kesif belayı çekip söküyorlar, yerkürenin bağrından,
Masmavi göklerle, ırmakların yatağına, o matem dökülüyor aniden,
İrin akıtıyorlar, masum canların yarınına, hiç acımadan durmadan,
An dumanla boğuluyor, ufuklar o illetle, çepeçevre kapanıyor.
*
Saraylarını ve tüm vakitlerini, o menfaat hırsıyla doldurur zalimler,
Moloz yığınları sokaklarımız,
Moloz yığınları dağlarımız,
Ovalarımız, suyumuz, havamız,
Nefes alma kanallarımız.
Moloz yığınları deniz kıyılarımız,
Çok kırılgandır yığınlar, narindir her biri,
Tedirgin eder, çok doluysa çevren,
Neşeli muhabbettir, söylediğinde kız kardeşin,
Mutluluk veriyor ona, herkesi selamlamak.
*
Pencere selamlaması, serinlik bana,
Boyun eğmedik ama,
----bıçakladılar bizi sırtımızdan,
Sihirbaz değilim ben,
----dostum,
Kaybettim ama,
----çok şey,
Yüce
----birer
--------varlık
------------olduk
----------------inancımız
--------------------ile,
Bir karikatür karesi gibi,
Davrandım geçen sabah.
Tabakta, tek kırıntı yoktu,
Kırıntı yoktu ve neşesizdi,
Yemekhane.
Çiğneme gürültüleri, tüm masaları,
Sağdım
----sütü
--------helalinden,
Yemin
----ettim
--------şairime
Karanlık değdi yüzüme,
Ruhumu kuşattı gölge,
Karıştı düşüncelerim.
*
İçimde boranlar esiyor,
Avuçlarımda buz tutmuş taşlar,
Toparlamak, ne garip bir his arkadaş,
Bu keşmekeşe, bir düzen getirmek ne garip,
Hele, aklın fikrin başka yerlerdeyse,
Geleceğinde, kocaman bir belirsizlik varsa.
Her şey, üst üste yığılıp kalacak ama,
Nihayetinde, iki katı dağınık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!