Boşluklara sinmiş fısıltıyı duy, asıl mana orada bekler,
Satırların bittiği yerdedir, sessizce söylenen tüm sözler.
*
Metinde olmayan o boşluk kadar, varsın sen bu hikayede,
Gözlerinin değmediği o kuytu köşede, saklı her hece.
*
Ovalardan toprak taşıdım bugün,
Bıraktım avuçlarıma yavaşça,
Tarlalarda dolaştım, ağır ağır,
Kedere buladım vaktimi.
*
Solgun yapraklar biriktirdim bağlarda,
Ramazan'ın ışığında bağışlanırmış,
----ilahi gerçek lambası,
Gece ile gündüz gibi ayrılmıştır,
----insanlar arasındaki fark,
Coşku ve kayıpta, mutlulukta,
----saf neşe anlarında,
Camiden çıkarken sabahleyin, vaktiydi ezanın,
Ayırt edebildim, kapkara yavru bir kediyi.
Can veriyordu anladım ki, bildirdim bunu eve,
Buz kesmişti vücudu, mosmordu dil ile ağzı.
Durgundu sesi, görmek istemiyordu dünyayı,
Kum yüzeyine yaslandı, can veriyordu belli ki.
Bilir
----misin
--------nedir
------------popüler
----------------ve
--------------------yorgun
Kedimin gölgesi eflatun,
Tek pusulam bilinçdışı,
Geceleyin, epey yorgunum,
Avcumda, gemi havlıyor.
Bakışımız denk, gel kaderimiz de denk düşsün,
Çizili suretin, silinmez hayal aklımda.
Rengi solmayan, kalemini bana sunduğun,
Şarkın mistik, tavrını da öyle tut.
Kalma o denli şüpheci,
Bir fal perisi, taş sertliği bağlar ikimizi,
Bre kel dangalak,
Şaş da, şaştım de,
Ey şapşal ahmak,
Coş da, coştum de.
*
O paslı teker,
Kelebekli bahçeler gibi ılıman,
Buzsuz sabahlarda,
Güzel gülümsemelerle açar,
Yeniden hayat bulur sakin gözlerin.
Gönüllerde dertsiz yarınlar,
Ey kelâmın ardına düşen, o iz,
Sırrı faş eyleyecek, o son nefes.
*
Hep sayfa kenarında açan çiçek,
Metne, bambaşka bir urba biçecek.
*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!