Öğle vakti, bir serinlik eser,
Ne çok rüzgâr, ne de durgunluk,
Benim de ruhum, dengede bu ara,
En sevdiğim zamanda her ikisi.
*
Üstüme, ince bir hırka yeterli,
Ötede alacakaranlık,
Sürekli puslu ve tenha.
Neşeleri sakladım,
Beraberliğimiz uğruna,
Şu puslu alacakaranlıkta.
*
Aladağ'ın zirvesinden, süzüldü taze bir esinti,
Yamaçlardan aşağıya doğru, indi şimdi,
Doldurdu vadilerin içini, o güzelim çam kokusu,
Ruhuma işledi yavaşça, ferahlatıcı dokusu,
Çektim ciğerlerime, bu eşsiz, arı nefesi,
Bütün yorgunluğumu, alıp götürdü bu hevesi,
Duygularını önemsediğimi mi sanıyorsun?
Ev yıkık,
Pantolon yırtık,
Dikişler sökük...
*
Ha,
Para
----dense
--------de,
------------geçmeyen
----------------paraya,
Şahindir
Vurdum
----belime
--------balyozu,
Sorarsanız
----kimim
--------diye,
Zarftaki mektup, hangi yerdeyse,
Ruhumun özünde, gizimdesin,
O kağıt parçası kiminleyse,
Tenimden, o denli haricimdesin.
*
Aynadaki suret, ne alemdeyse,
Yavaşça başlıyor, ateşin dansı,
Çıtırdıyor odunlar, taşıyor alevler.
Sarmış her yanı, kırmızı tonlar,
Yakıyor içimizi, sıcak esintiler.
*
Aydınlatıyor ışığıyla, her yeri,
Kavak ağacının dalı,
Salınır durur zamanda,
Rengini suya salalı,
Salınır durur zamanda.
*
Gecenin loş beşiğini,
Yüreğinden vurulur halk,
----öldürülürse bir öğretmen,
Kesilir birden dersler,
----boş kalır kara tahtalar,
Toprağa düşer şiirler,
----kurşun damlar kalemin ucundan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!