Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Gecenin örtüsü, inerken sahile,
Kumların üstünde, silik bir iz.
Uzaktaki fener, göz kırpar durur,
Fısıldar, unutulmuş o kadim sözü.
*
Ne dalganın hırçınlığı, ne fırtına,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Saklıdır o kutlu nefes,
----uygarlığın özünde,
Kimsesizdir yokluğunda ruhlar,
----sağırdır vicdanlar,
En rafine biçimini sunar,
----söz sanatlarında ifadeler,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir mübarek gam rüzgârı ki,
Can çekişmek misali.
Haykırışlar dilsiz, duruşlar onurlu!
*
En hakiki istiklal: Yaradan’a kölelik,
Başkasına güvenmek, sinede pas...

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gözleriyle
----aynı
--------renkteki,
------------bal
----------------rengi
--------------------tüyleri,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Etiyopya'da,
Binlerce mil uzakta, bir evlat,
Adı Eyoel,
Sen Cemalsin,
Bu Eyoel.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kara bulutlarla kaplı gökyüzü,
Ne yağmur var, ne güneş, ne de havada rüzgar,
Denizdeki dalgalar donup taşa dönüşmüş sanki,
Antik çağlardan kalma buz katmanlarını andıran moloz yığınları,
Akıcılığını tamamen kaybetmiş su.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

İp boynumda, ağır aksak bir ilmek,
----son demde, ecelin gölgesi düşerken,
Bu kemik, ne yaman bir tuzak,
----titreyince hatıranla, belirdi hayalin,
Bu gelişin, ne anlamsız bu akın,
----tam da son perdede, seni tam unutmuşken,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gümüş
----bir sürahiydi,
--------o en son
------------kırdığımız,
Açıktı
----pencere,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Göçünce bedenden,
----nihayet ruh,
Üstlenmedi kimse,
----sorumluluğu, vebali,
Kendilerindeydi çünkü,
----tanrısal özleri,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hem
----yalancı
--------hem
------------de
----------------şarlatan,
Bilinir

Devamını Oku