Şaştı tüm felekler,
----suratının cilasından,
Tanıktır yıldızlı kuyular,
----eşsiz güzelliğine,
Kenetlenir bakışlarım,
----her an gözlerine,
Çok lezzetli olur bamya,
----ustanın elinden çıkarsa,
Kabusudur kadınların,
----akşam yemeğine ne pişirsem,
Yumurta kır desem, kızar mısın,
----kavurup soğanın üstüne,
Mızrabın ucunda, titreyen teller,
Yayıldı odaya, garip bir ahenk,
Sanki konuşurdu, o susan diller,
Boyandı duygular, türlüsü bin renk.
*
Daldı bakışların, dumanlı ise,
Daha
----on sekizimde
--------sevdim
------------güzel
----------------bir kızı,
Gördüm onu
Doğa ile iç içe,
İnsanlardan uzakta,
Barışın tek adresi,
Çiçek açan umut ve hayaller,
Tanrı'nın verdiği lütuf.
Görenler sezer halimi,
Gizli kalır bakmayanlar,
Dostum, çözdüğünü sanır düğümü,
Yabancılar, biliyor aslında gizi.
*
Tüm bedelleri ödedim zamanla,
Ruhun öteki ekmeği, gece mavimsi ipektir,
Gündüzün ışığı, ona neden karşı gelir?
*
Mayınlı alana vardık, ayaklarım yürümüyor,
On ağızdan açız sesi, kulağıma vız gelir.
*
Dulun üstünde,
----çatım,
Gördüler beni,
----üzgünüm,
Kafatasımın üstünde,
----ceketim,
İlerliyorum, akıntıyla baş etmeden,
Bu aralar, yürüyorum işte böyle,
Belki baş ederdim, menfaatimle,
Sen doğrusun, bu zorlu savaşımda.
*
Baş edemeyip, yitirildim bakışlarında,
Uzanır en fazla baykuşun konduğu uca kadar,
Çatıların altına, dalların uçlarına veya verandalara.
Anlamsızlık hiç bitmeyen bir eziyet ve yoksunluk yükü olsa da,
Bir damlanın içini suya dökmesi gibi,
Ölümlüdür baykuşlar da,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!