Kuzgun kuzgun, tuhaf bir ruhtu,
Kuzgun kuzgun, eski dostumdu.
*
Geçmişten hangi rüzgâr getirdi, bilinmezdi.
*
Kuzgun kuzgun, tuhaf bir ruhtu,
Tenim buz kesmişken,
Titrek anlardayım Elara...
Çamurlu patikalarda yürürken,
Bastığım her noktada, seller akıyor gibiydi.
*
Gecenin karalığına bakarken,
Her şey belirsiz.
Mecaz mevsimi kapandı.
Anlam nerede?
Süslü kelimelerin, dolambaçlı yollarında kaybolmaktan başka ne elde ettik?
Anlaşılmaz olmanın yollarını öğrendik, sözlüklerde bulunmayan yöntemlerle.
Ve bir metin daha bitti, hiçbir şey anlatmadan.
Şu lal olmuş bağırtıların, sedası duyulmayan,
Sen ilerde,
Takipçiler arkanda.
Divanelik yapma, ben siler geçerim, işitip seçemedim, varsaymasam da,
Garipsin işte, ırakları arşınlayıp, şahsi namına.
Bir kez dahi, belleğine kazımadığın,
Lanetli bir darağacında sallanan,
Altmış iki yaşında bir ipim ben,
Kendi ülkesinde ruhunu satıp,
Askerlerini kurşuna dizdiren bir generalim ben.
Işıkları sönük karanlık gecelerde,
Darlıkla savaşırken,
Bir pulun hükmüyle,
Sürüyor bize çatmaya,
Bakın şu lanetli gafile.
*
Hamilerinin dürtüsüyle,
Latife sen olsan, lezzeti tadarım,
Hiciv sen olsan, iğneyi batırırım,
Nükte sen olsan, zekana şaşarım,
Mizah sen olsan, neşeyle taşarım.
Emanet ettim aklı,
Mantının sıcağına,
Diyet miyet nafile,
Düştük lezzet ağına.
Bu lisanın kanunu, baştan yazılır,
Sesliler dizilir, hece kazılır,
Dilbilgisi derdi, başa dizilir,
Oya, o kalemi al, gel cümleyi oku.
*
Ardından geliyor, yapım ekleri,
Kelimenin gücü, anlam denizi,
Silerek zihinler, bulur temizi,
Taşıyor bünyede, o derin izi,
Sanatın ustası, düzdeğişmece.
*
Şairler acizdir satırda, dizede,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!