Yıl iki bin dokuz, aylardan temmuz
Zaman gece ve zaman sensizlik
Saat sensizliğin kaçı bilmiyorum ama
Beynim cadı kazanı sanki
YİNE DE SENİ SEVMEK ZORUNDAYIM
İster baharım ol istersen hazan
İster sevenim ol istersen kızan
Olsanda bazen kaderimi yazan
Yine seveceğim bil göçmen kızı
YIRTILAN TAKVİMLERİN ADI MI ZAMAN
Bu sefer de bekleneni vermedi umut şehrinde gün
Görüyorsun ya güzelim
Saatler de bir şey yapamamanın acı çırpınışında yine
Ve yine çaresizliklere gebe şu yorgun yüreğim
Yine bekleneni vermedi umut şehrinde gün
Görüyorsun ya saatlerde
Bir şey yapamamanın acı çırpınışında
Yaşlanmanın adı mı zaman denen bezirgan
Adı Metin di soyadı Aslan
Taze fidandı açmadan solan
Anadolu çocuğu mayına basan
Yağız delikanlısı Yozgat ilinin
Ölmüyor şehitler ölmüyor Metin
SEVMEDİKLERİNLE AVUTTUN HEP GÖNLÜNÜ
Ben söz verirken seni ömrümce sevmeye
Avuttun sen gönlünü sevmediklerinle
Uykuda bile hasret kalırken düşlere
Muhtaç ettin kanı beş kuruş etmezlere
Bazen hülyalara dalar gibi
Dalar giderim uzun ince bir yolda
Dostlarım dost bildiklerim
Sevenlerim sevdiklerim
Elli yıllık yaşanmışlığım gelir aklıma
Aşkların ölümüne yaşandığı
Ve hatıralar tutsaklığında
Sevdaların sır gibi saklandığı
İşkence mahkumu inleyen şu zaman
Hicranın vuslatına inat
Neden seninleyken saniyeye dönüyor da
Ne acılar çekti bu baş bu beyin
Hani diyor ya Yozgat sürmelisi,n de
“…acı çekmeyenin yüreği bütün..”
Bizimde başımızda Kavak yelleri estiğinde
Ne acılarla bayram oldu,ne acılarla düğün
Ama şimdi…
Mutluluk benzermiş bazen hayata
Bazen bir günaha bazense sevaba
Eren aşık var mı beklenen sabaha
Şu geceyi zindana atın ne olur
Hasreti de vuslata katın ne olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!