Akşam olur ben yerim yatamam
Eski derdi yenisine katamam
Silkinip de gam yükünü atamam
Ara yerde ölüm olduktan geri
Bir selam almadım dilin dişinden
Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sevgini sevdamdan ayıramıyorum
Gündüz hayalimde gece düşümde
Bana bir hal oldu bilemiyorum
Yaylanın hası da şu nazlı pınar
Ala gözlerini sevdiğim dilber
Gezer miydin yaran ile eşinen
Irak yerden kem habarın duyarsam
Döğünürüm kara bağrım taşınan
Dost yoluna verdim olan varımı
Gönül verdim bir güzele ne çare
Aslı Andırınlı nazlı bir gelin
Mevlanın aşkına öldürme beni
Azıcık karşımda dur nazlı gelin
Yaşa nazlı gelin sen binler yaşa
Nuh'un gemisine bühtan edenler
Yelken açıp yel kadrini ne bilir
Ol Süleyman kuş dilini bilirdi
Her Süleyman dil kadrini ne bilir
Arap atlarında olur fırkalar
Kalk gidelim Balkaman'dan yukarı
Oturup durana devlet yaramaz
Yiğidin bir başı gezginci gerek
Yiğit gezmeyince adam olamaz
Yiğidin bir başı fıraklı gerek
Sultan Süleyman'a kalmayan dünya
Bu dağlar yerinden ayrılır birgün
Nice bin senedir çürüyen canlar
Hakkın emri ile dirilir birgün
Ne güzel yapıdır cennet yapısı
Bitti m'ola Şam ilinin hurması
Gitti m'ola ala gözün sürmesi
Bağdat'ın Basra'nın telli turnası
Turna yardan haber geldi eylenme
Aşına da Karac'oğlan aşına
Vaktin geçmiş farımışsın sevdiğim
Hubluğunda benim idin bir zaman
Gece gündüz ben derdinden ölürken
Can içinde canım idin bir zaman
Alnında perçemi teller sanırdım
Seher yelinin estiği
Esip bağrımı kesdiği
Ala gözlümün basdığı
Yollar ben olsam ben olsam
Dolan deli gönül dolan
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...