Ak kolların sala sala yürüyen
Nasıl getireyim seni ele ben
Ben şahin olsam da sen bir balaban
Alsam çırnağıma çıksam yola ben
İlimizde yok mu idi kadılar
Uyuma hey deli gönül uyuma
Yahyalı'dan aşan evler görünür
Sıvamış kolların hep samur geymiş
Maraş'ın arkası dağlar görünür
Telebi de deli gönül telebi
Aşağıdan Karadeniz iniler
Arttı derdim yaralarım yeniler
Yarası olan yarasına iniler
Sağlar melil melil bilmem nedendir
Hocam sabakına başlamaz oldu
Bir selam geldi de o nazlı yardan
Ne imiş efkarı sormak muradım
Duydum gene gonca güller perişan
İnip bahçesinde dermek muradım
Çaylak çılgın gibi göllerden kalkar
Eğer benim ilen gitmek dilersen
Eğlen güzel yaz olsun da gidelim
Bizim iller kıraçlıdır aşılmaz
Yollar çamur kurusun da gidelim
Erisin dağların karı erisin
Ağlayı ağlayı düştüm yollara
Karışayım boz bulanık sellere
Adı sanı duyulmadık illere
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz
Ahım kaldı şu gelinin ahtında
Geliyor nazlımın göçü
Tel tel olmuş ipek saçı
Fındık fıstık badem içi
Çerez olmuş memeleri
Nideyim dünyada malı
Be felek senin elinden
Hem yanarım hem ağlarım
Gece gündüz ağlar gözüm
Başımı döğer ağlarım
Çağırırım gani deyi
Ak dağın eteği bir yeşil koru
Korudur ha benli dilber korudur
Sevdan yüreğimde yağı eridir
Eridir ha benli dilber eridir
Kır atın üstünde kaldı postumuz
Ağ elleri sala sala gelen yar
Nasıl geçireyim seni ele ben
Ben bir şahin olsam sen bir balaban
Taksam cırnağımı gitsem çöle ben
Koyunları kuzu ile karışık
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...