Kapıya Değil Sessizliğe Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
666

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Kapıya Değil Sessizliğe

bazı hayatlar vardır,
kapısını çaldığında sessizlik açar.
içeri girersin
duvardaki saat konuşur sadece.

mutfakta kaynayan tencere,
camda buğulanan yalnızlık,
sandalyelerin üzerinde unutulmuş akşamlar.

ben öyle bir evde oturuyorum.

tek kişilik bir hayatın içindeyim.
öyle kimsenin sandığı gibi değil bu.

yalnızlık,
bir evde tek başına yaşamak değildir.

yalnızlık,
gün boyu biriktirdiğin cümleleri
akşam anlatacak kimse bulamamaktır.

bir çay demlersin.
ikinci bardağı alışkanlıkla çıkarırsın raftan.
sonra hatırlarsın.
kimse gelmeyecek.
işte insanı en çok da
alışkanlıkların yetim bırakır.

kapımın önünden hayat geçiyor her gün.

bir çocuk annesine koşuyor.
bir adam elinde ekmekle eve dönüyor.
bir kadın balkondan sesleniyor sevdiğine.

ben ise anahtarı çevirip
sessizliğin omzuna bırakıyorum yorgunluğumu.

uzaktan bakanlar mutlu sanıyor beni.
çünkü gülümsemeyi öğrendim.

bazı insanlar vardır,
yaralarını göstermeden taşır.
sanki canı hiç yanmamış gibi yürür.
sanki geceleri kimseyi özlemiyormuş gibi uyur.

oysa bilmezler.

bazı geceler bir şarkı gelir.
bir sokağın köşesi gelir.
bir koku gelir ansızın.

ve yıllardır kapalı tuttuğun kapılar
birden açılır içinin en tenha yerlerine.

kimse bilmez.

insan bazen bir fotoğrafın karşısında
saatlerce susabilir.
kimse bilmez.

bir isim geçer içinden,
bir ömür geçer ardından.

yangın dediğin şey
her zaman alev değildir.

bazen bir boş sandalye yanar sofrada.
bazen dokunamadığın bir el.
bazen keşke kelimesi.

ve en çok da
geç kalınmış sevgiler yakar insanı.

ben de yanıyorum işte.
kül olduğumu görmüyor kimse.

çünkü bazı insanlar
yanarken bile ışık vermeye devam eder.

sabahları topluyorum kendimi.
dağılan bir şehrin sokaklarını toplar gibi.

gülüşümü takıyorum yüzüme.
kırılmış yerlerimi saklıyorum.

ve hayatın arasına karışıyorum.
ama geceler.
geceler insana yalan söylemiyor.
gece olunca herkes evine dönüyor.
ben ise kendime dönüyorum.

işte bütün hikaye burada başlıyor.

sorarsanız nasılsın diye.
bir pencere kadar bekleyen,
bir sonbahar ağacı kadar eksilen,
bir eski fotoğraf kadar sessizim.

ama hala ayaktayım.

çünkü insan bazen mutlu olduğu için değil,
vazgeçemediği için yaşar.

ve ben.

bir gün çalar diye o kapıyı,
pas tutmuş umutlarımı atmıyorum.

bir gün döner diye bazı sesler,
hatıraların ışığını söndürmüyorum.

çünkü biliyorum,
en uzun gecelerin bile
sabahı vardır.

ama gelmezse de.

bir ömür beklerim belki.
bir ömür özlerim.

yine de sevgiyi eksiltmem içimden.
çünkü bazı insanlar gider.
bazı insanlar unutur.
bazı insanlar kalır.

ben.
gidenlerden değilim.

ben, içimdeki yangını bir ömür taşıyıp
kimseyi ateşe vermeyenlerdenim.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 23:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!