Kâmuran Esen Şiirleri - Şair Kâmuran Esen

Kâmuran Esen

Komşumuz Fatma Nine bana dert yanıyor:

Işık kâadı(elektrik faturası) gedi geçen gün.Gaç milyondu unuttum. Pek çoğudu emme(ama) . Sankı gazino çalışdırıyoz. Evde ufecik bi lâmba yakıyoz her odada. Birbirimizi zorunan görüp duruz. Ölü gözü gibi......Tek,(sadece) elâtdirik parası çok gemesin deye. Gene de dünyanın elâtdirik parasını veriyoz.

Emme, elâtdirik sehetine bakan çocuk gözlüklü. Sehedi yanış mı okuyo, nepiyo? Kimbili gözlüğünün vakdı geçdi mi ne yapdı. Bi ta gelincesi çekişeceyin. Oğlum, sen bi göz dokduruna git, menemme(galiba) gözlüklen iyi gösdermeyo deceyin. Zararı bize dutuyo deceyin.Yalan yanış okuyup gidiyo besbelli.Yosa(yoksa) u gada elâtdirik parası olu mu? Atık(artık) ışık ne yakmayacayız besbelli.Ye aşamdan yatacayız toğuk gibi, ye garannıkda oturacayız. Gı(kız) dilenem mi? Para dilenip de mi ödeyem ışık kâdını? Töbe töbe. Zatı(zaten) bi dilenmediğimiz gadı. Bu gidişinen u da olacak besbelli. Allah göstermesin.........

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Sevgili Yavrım Günnük;
Biliyo mun sevgili günlük senden başka derdimi dinleyon yok. Kimsenin beni ıslayıp gazıdığı(ciddiye aldığı) yok. İyi ki sen varsın. Dert ortağım benim.


Hani geçen gün bizim Adem, - Sızma Adem yani - kümese giren sansarları yakalayım derken sansar parnağını kapmışdı, nasıl oldu ku? İyi ki başka bir yerinden dutmamış, söylemek ayıp olmasın. Sansar bu, nerenden dutacağı belli mi olur! Valla dötünü de gapar, gözünü de.

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Elimde iki şiş,
Ve kocaman yün yumağı / dolaşık...
Örüyorum hayatı.
Önce yüz: Geldin işte
Sonra ters: Gittin
Bir ters, bir yüz:

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Ey vefasız!
Ey / her gidişinde
Yüreğimi ayazlarda bulduğum,
Dönüşünü beklerken
Buğdayımı harmanlarda unuttuğum yar!

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Evde yalnız olduğum bir gündü. Nedense birden ölüm geldi aklıma. Her zaman, sevdiklerimin yokluğunu; onların yokluğunda ne yapacağımı düşünürüm, ama bu kez kendi yokluğumu düşündüm. Bir an için öldüğümü farzettim......... “Ölsem, annem, babam, kardeşlerim, kızım, eşim, arkadaşlarım ne yaparlar acaba? ” dedim.

Yokluğumda uzaktan, yakınlarımın neler yaptığını izledim. Ölümümün; dünyada hiçbir şeyi değiştirmediğini, yakınlarımı pek etkilemediğini gördüm. Ne kadar sıradan biriymişim meğer. Dünyada herşey sağlığımdaki gibiydi. Yaşam devam ediyordu. Bir tek ben yoktum, o kadar.

Ablam, kardeşlerim eskisi gibi yoğun iş temposunda idiler. Acıktıklarında yemek yiyorlar, susadıklarında su içiyorlardı. Normal yaşantılarını sürdürüyorlardı. Sanki ne ben ölmüştüm, ne de onlar beni kaybetmişlerdi. Ağır yaşam koşulları, yokluğumu unutturmuş olmalıydı onlara. Yoksa böylesine bir kalemde silip atamazlar beni.

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Sevgili Çocuklar;

Emekli olalı, yani sizden ayrılalı beş yıl oldu. Birlikte olduğumuz yıllar nasıl geçti, anlayamadım bile.Hani gördüğümüz kısacık rüyalar vardır ya; işte öğretmenlik yıllarım, o rüyalar gibiydi. Çok uzun yıllar sürmesine karşın, bana bir gün gibi kısa gelmişti. Çünkü, mesleğimi ve sizleri çok seviyordum..

Hiç unutmam:Mudurnu’nun Karataş Köyü İlkokulu’nda öğretmendim. Bir kış sabahı uyandığımda, yerde birikmiş yarım metreden fazla karı görünce telaşlandım. Ben şimdi okula nasıl gidecektim?

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Tema Vakfı’nın bir sloganı var: “Üstünüze vazife olmayan işlere karışın.”.....Bu cümleyi ilke edindim kendime.Nereye gidersem gideyim, nerede olursam olayım, üstüme vazife olmayan her şeye karışırım.Bunu, bir vatandaşlık görevi sayarım.

Yanlış davranış gösteren birini uyarırım.
Görevini eksik yapan birine, görevini hatırlatırım.
Doğru yerde doğru davranış gösteren birine de mutlaka memnuniyetimi belirtir, teşekkür ederim.

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Kayınvalidem akşam yemeğine gelirken, elinde bir tabakla geldi. Tabakta kabak tatlısı vardı. Eşim çok sever kabak tatlısını. Yemeğe oturmayı beklemeden, aç karnına kabağı yemeğe başladı. Kabaktan bir lokma alır almaz yüzünü buruşturarak:

- “ Ne bu böyle ya! Saman gibi, hiç tadı yok,” dedi.
Sonra kayınvalideme dönüp:

- “ Anne! Buna hiç mi şeker koymadın Allah aşkına? ” Diye sordu.

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Kayınvalidem bir gün, Ankara’daki oğluna telefon etmiş. Ama ulaşamamış bir türlü. Her seferinde tele sekreter çıkıyormuş, anladığıma göre. Ama kayınvalidem nerden bilsin telesekreteri.....Sinirli bir şekilde dedi ki bana:

- “Kemraan! Abenin cebini areyon, bulameyon. Abin çemek (çenesi düşük) bir sekreter a(l) mış menemme(galiba) . Ne vakıt arasam, bi kız çıkıyo, “Aradığınız numara yanış, bir ta(bir daha) ara’n(arayın) deyip deyip gapatıyo. O konuşurken araya girip, numara doğru de’cen (diyeceğim) emme (ama) , dinnemeyo bile(ama) .....Geberesicik (kahrolasacık) !

Devamını Oku
Kâmuran Esen

Ey hep coşkun / hep şen şakrak
Bir aslan gibi kükreyerek
Karadeniz’e koşan deli bozuk! ...
Ferman dinlemez / dur - durak bilmez
Başına buyruk Kızılırmak!

Devamını Oku