Sokakların nabzı atar,
Bilinmez öyküler saklar,
Bir ses arar kalabalık,
Kayıt cihazı cebinde,
Sorularla gezer durur.
*
Kamera kayda girince,
Işıklar yüze vurunca,
Sıradan dertler devleşir,
Mikrofonun sihrindedir,
O tatlı tebessüm, neşe.
*
Gözler yalan söyleyemez,
Kelimeler düğümlenir.
Usta bir fıkra patlatır,
Kırılır o buzlar hemen,
Akar gider saklı sırlar!
*
Cevaplar nazlı bir gelin,
Bazen de hırçın bir dalga:
Haberci atar oltayı,
Çeker alır manşetleri.
*
Tozlu yollar aşılmıştır,
Güneş alnı kavururken,
Gölgeye sığınan teyze,
Anlatır bütün derdini.
*
Eskiden pazar yerinde,
Ne de boldu o şamata,
Domates seçen amcayla,
Başlar derin bir felsefe.
Muhabir tutar notunu,
Hayatın en saf halidir!
*
Kentin kalabalık yeri,
Tarihi bir çeşme başı,
Gelen geçen soluklanır;
Sesler birleşip karışır:
Çocuğu, genci, yaşlısı,
Bir mikrofon uzatınca,
Dökülür kalpte ne varsa,
Dertler, sevinçler, umutlar:
Sanki dev bir koro gibi,
Tarihe düşülür bir not,
İşte budur habercilik!
*
Karanlık çöktüğü an da,
Işıklar aydınlatır ya,
Gerçekler uyku tutmaz hiç,
Kovalar hep peşi sıra;
*
Bilinmedik diyarlarda,
Bozkırın tam ortasında...
Gözden ırak o köylerde...
Söz gümüşse, sükut altın,
Ama sorarsan usulca,
Bülbül olup şakır hepsi,
Şaşırtır derin bilgisi.
*
Ak saçlı, nur yüzlü teyze;
Sanki eski masallardan,
Fırlamış da gelmiş gibi,
O tatlı, yorgun sesiyle,
Geçmişi döker ortaya,
Biraz sitem, biraz sevgi;
Kameralar şahit buna.
*
Çarşıda arka sokakta,
Unutulmuş meslekler de,
Tozlu camların ardında,
Bir çekiç sesi duyulur,
Ustanın altın elleri.
*
Ter siler yorgun alnından;
Tarih katar her işine,
İlmek ilmek dokur dünü.
Röportajcı tam o anda,
Dalar hemen o içeri,
Sıcak bir çay eşliğinde;
"Nasıl gidiyor ey usta?"
Diye açar sohbetini.
*
Usta bırakır işini,
Gözlerinde ince bir nem:
"Hoş geldin, sormaya geldin,"
Görülmek en büyük ödül,
Duyulmak paha biçilmez,
Kapanırken vizör yavaş,
Samimiyet kalır orda,
O bizim sokak elçimiz,
Sözleri toplar heybeye,
Veda eder gülümserken.
*
Yeni ufuklara doğru,
Giderken yorgun adımlar,
Omuzda ağır bir çanta,
İçinde binlerce fikir,
Yol bitmez haber bitmezse.
*
Her bir yüzde ayrı roman,
Her seste ayrı bir nota,
Yazılır çizilir hepsi,
Gerçeklerin izindeyken,
Şakacı bir rüzgar eser.
*
Sorular hep biter sanma,
Merak alevden bir gömlek.
Dolanır durur dillerde,
Küçük bir kız çocuğundan,
Alınır en büyük cevap!
*
Zaman akar su misali,
Görüntüler kurgulanır:
Hayatın o tam kalbinden,
Ekrana düşer gerçeği.
*
İşte böyle geçer günler,
Bir ses arar durur insan,
Röportajcı köprü olur,
Kalpten kalbe usul usul.
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 02:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!