Bir üveyik kondu kalbimin tenha dalına,
Ne rüzgâr değdi ona, ne dünya dokundu kanadına.
Sustu zaman, sustu içimdeki gürültü,
Onun sesi kaldı yalnız, Hakk’ın ince davetine benzeyen.
Ey kalbim, dedi, niçin bu kadar uzaktasın kendinden,
Niçin unuttun seni var eden nefesi?
Sen de benim gibi gurbet kuşusun aslında,
Topraktan geldin, ama göğü özlersin gizlice.
Ben bir üveyiğim, dedi,
Adım ayrılık ile yazıldı ezelden.
Her ötüşüm bir zikirdir, duyan bilmez belki,
Ama her “turrr” deyişimde O’na dönerim yeniden.
Kanadımda yük yoktur dünya kadar ağır,
Çünkü bıraktım kendimi Sahibimin rüzgârına.
Sen de bırak, ey kalbim, tutunma faninin dalına,
Dal kırılır, ama O’nun seması sonsuzdur.
Sonra uçtu üveyik,
Ama sesi kaldı içimde, bir sır gibi.
Anladım ki yol, gitmek değilmiş uzaklara,
Yol, kendinden geçip O’na varmaktı sessizce.
---------------
Dipçe:
Üveyik, güvercingiller (Columbidae) familyasına ait, zarif yapılı, küçük-orta boy bir kuş türüdür.
Tasavvuf ve edebiyatta sadakat, ayrılık ve özlem manasında kullanılır.
Kayıt Tarihi : 21.05.2026 20:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
18 Şubat 2026 da yazıldı




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!