Üç küçük kızla birde annesi
Beraber gelmişler Antalyaya tatile
Dillerinden anlamıyorum
Konuşmalarına bakılırsa
Rus yada Polanyalı olabilirler
Kızların en büyüğü on yaşında ancak var
Kız bizim Hasan niye ağlıyor
Aç mıdır susuz mudur
Altı mı yaş olmuş yine
Yoksa yoksa uykusuz mudur
Bak hele kız bak
Kulakları ağrıyor herhalde
Yapayalnız oturmuşum
İstasyon parkının bir masasına
Erken daha sabahın altısı
Bomboş masalar benimkinden başka
Rüzgar getirdi sanki kokularını bana
Kabardı göğsüm kabardı yine
Susadım sana susadım
Islatmak istemez misin
Çatlayan dudaklarımı
Kurutmak istemez misin
Yaşlı gözlerimi
Özledim seni
Haber aldım geldiğini
Koştum hemen yanına
Yorgun değildin ama
Uzak yoldan geliyordun
Seni sevmiştim bir zaman
Sen de beni sevmiştin hani
Yıldız ay ve güneş
Üçü de aynı soy aynı ırk
Güneşsiz bir ay düşünülemez
Aysız da bir dünya
Yıldızlar öksüz kalır
İkiside olmazsa
Ilık bir bahar sabahı
Nefis bir hava var
Her şey tamam
Yalnız sen yoksun güzelim
Sen de olsaydın eğer
Mutlulardan mutlu olacaktım
Canım yazmak istiyor
Yazmak yazmak
Çok şeyler yazmak
Senden nefret etmediğimi
Ve hatta
Seni sevdiğimi yazmak
Bir kadın bilirim
Güzel mi güzel
Etine buduna dolgun
Elma yanaklı ceylan bakışlı
Koşar bütün erkekler peşinden
Ama o yüz vermez hiç birisine
Köyümüzde kahve yoktu eskiden
Köy odaları vardı oturmak için
Elektrikte yoktu televizyonda o yıllarda
Pilli radyolardan dinlerdik haberleri
Uzun kış gecelerinde
Altı kol iskambil oynanırdı çokça
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!