Bilirim gök gürültüsünden korkarsın oldum olası
Birde şimşek çakmaya görsün
Seninde kalbinde şimşekler çakar
Güm güm atmaya başlar
Dışarıdaydım hava bozduğunda
Gök gürlemeden eve ulaşmak istedim
Vazife diyerek ne cinayetler işleriz biz
Farkında bile değiliz
İşte sana vazife
Eğer herkes böyle sadık olsa işine
Bu vatan çoktan kalkınırdı be
Aya biz çıkardık biz
Bir neşe dolar içime
Seni görünce vefasız sevgilim
Hele giydiğin elbise
Sarı lacivert olursa
O zaman bambaşka bir zevk
Verirsin bana
Ölümle defalarca karşılaştım
Ama ölmedim
Az çile çekmiş gibi
Yine mi çekmeliyim çileyi
Nice nice azaplar
Benim için mutluluk oldu
Yine efkarlıyım
Yine gamlıyım bugün
İçmek sarhoş olmak
Gezmek dağlara çıkmak istiyorum
Bitmesin bu gamlı gün
Geçmesin bu kabuslu gecem
Yaz diyorsun neyi yazacaksın
Yarım asırdır çektiğin çileleri mi
Yoksa devri şahanelerinin
Yıllar süren sefaletlerini mi
Söyle ha neyi yazacaksın
Haydi yazdın diyelim
Gitti eski yıl
Geldi yeni yıl
Değişen ne sanki
Dünya yine dönüyor ya
Uykun kaçar uyuyamazsın sabaha dek
Yırtmak istersin bu kabuslu geceyi
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Türlü türlü işler gelir aklına
Boşa koyarsın dolmaz
Doluya koyarsın almaz
Toplantı var dediler
Geldik köylerden
Bir iki gün sürer
Bu çekilmez ortam
Yine havanda su döveceğiz
Birileri konuşacak şurdan burdan
Burası bir toptancı hali
Topal Osman’ın dükkanındayız
Bir tarafta meyveler mis gibi
Bir tarafta sebzeler nefis mi nefis
Girip çıkan müşteriler bir sürü
Uzaktan sekiz on yaşlarında
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!