Gönül yaylasında ilkbahar bitti
Soldu papatyalar gülüm kalmadı
Can dediklerim çoktan unuttu gitti
Başka söze lüzum hacet kalmadı
Gönülde gül gözde fer söndü
Şehri Van'dan haber yaz gurbet ele
Tez seher yeline ver gönder bana
Artos'ta Erek’te ters laleyi hele
Kendi ellerinle der gönder bana
Merakta bırakıpta eyleme deli
Üşüdü pembe düşlerim cam kırığı penceresinde
Hayali tebessümle geçerken gözlerimin önünde
Ben hep sevdim sebebini hiç bilmeden
Bir haber bekledik güllerin yanında soluk kaldığı sevgiliden
Bu sessizlik bir fırtınanın gelişimidir yarınlarımza
Dağ başından küsmüş duman misali
Gidip’te dönmeyen yar’den utandım
Tükendi mecalim kalbe hicran düşeli
Gel gel diye yorduğum koldan utandım
Hayalleri bina ettim düşler üstüne
Öyle uzaklara dalıp gitme gözlerim
Özlerse sevdiğin gelirmi dersin
Konuşsan cihanı yakar sözlerin
Mutluluk bizede uğrarmı dersin
Gün gelir çalar ölüm seninde kapını
Yine duman inmiş bizim dağlara
var git ölüm var git bir beklediğim var
Dolu vurmuş şivan düşmüş bağlara
Var git ölüm var git bir beklediğim var
Gözlerim yollarda uykuya darılmışım ben
VEDALARDAN GELİYORUM
Bir saat olmadı vedalardan geleli
Gözlerimdeki nem daha kurumadı
Avucumda vurulmuş yaralı düşlerim
Yüreğim yenildi hayasız savaşlara
Ömür dalları hazanda dökülür yaprağım
Rüzgara kapılmış gazel gibiyim
istemem duyulmasın feryadı avazım
Yağmuru özleyen toprak gibiyim
Hasretlik çökerken içime dudak bükerim
Mehtaplı geceler kimine kordur
Senin bilmediğin yalan dünyada
Ne kadar yaşarsan sanma’ki kardır
Habersiz ömrünü çalan dünyada
İnsanlar sevilir bakılmaz rengine
Üç olur ayağın düz olur yokuş
Yaşlılık kapıyı çaldığı zaman
Yüzünde çizgiler hep nakış nakış
Yaşlılık kapıyı çaldığı zaman
Döner ağlarsın her giden güne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!