Duman aldı kardelenli dağlarım
Elde açmış güller neyime benim
Deli çaydan ummanlara çağlarım
Vakitsiz açan güller neyime benim
Eksilir seneler bitmez ayrılık
Bütün umutların renkleri soldu
Beyaza küstüm sarıdan incindim
Gönül defterimde sayfalar doldu
Yaprağa küstüm kalemden incindim
Geceleri hasreti gizlice yazdım
Yalan dünya bu gün senden
İşte geldim gidiyorum
Dostlar size selam benden
İşte geldim gidiyorum
Kimler geldi gitti varmı kalan
Bakışınla doğar içimde güneş
Isıtır yüreğimi kahve gözlerin
Kehribardan rengini almış ateş
Gülüşü şiirce kahve gözlerin
Bereket getirir ekin harmana
Hangi yana baksam kederdir gamdır
Silmeden yaşları döker giderim
Ayrılıktan gözlerim buğulu nemdir
Çevirdim yönümü garba giderim
Dalmışım geçmişe o günler aklımda
Kapatma perdeleri ben gelmeden
Yavaş, yavaş gün çekilirken tepelerden
İçinde senin olduğun günleri sevmeye geldim
Kavak gölgeleri suya düşerken
Sana hüzün çiçeklerimle geliyorum
Sol yanım kırılgan sağ yanım isyancı
Tara saçlarını dökülsün beline
Dönde yüzüme gül kara gözlüm
Uzaktır aramız nöbetçiyim yoluna
Güneş gibi günüme doğ kara gözlüm
Gözlerin karadır sürme istemez
Günler ölü doğar avuçlarıma
Düşlerin mızrabı suskun
Takvim yaprakları düşünce asılı duvarda
Hüzünlü şiirler doluşur dudaklarıma
Her mısrası acı çığlıktır yüreğimde
Sorarım kendime nerede nasıldır
Satılır sevdalar aşk pazarında
Güvenip sevilecek kimse kalmadı
Sevgisiz kul olmaz hak nazarında
Sevgisine layık kimse kalmadı
Karanlık geceye serdim postumu
Bir gece semaya dalarsa gözlerin
Kayan yıldızlardan biri o benim işte
Anlamı kalmaz keşkelerin sözlerin
Dökülen her damlada yaş benim işte
Bazen insan içine çöker ya hüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!