Yalandır bu sevda gel vazgeç dediler
Yalan’mı gerçek’mi bilmeye geldim
Çoktan unutmuş çoktan dediler
Yalan’mı gerçek’mi sormaya geldim
Yukarıda bakmalar senide aldatmış
Ben dağlardan denizlerden öte sevgiliyi bilirim
Sesin tonundaki ninnisini
Bakışlarının derinliğindeki vurgunluğunu
Duymamış görmemişte olsam,
Bir kez tenine dokunmamışta olsam
Sıcaklığını bir ben bilirim
Nasıl salmışsın başı derde belaya
Bakmam yüzüne dönsen bir daha
Gönlümü salmışım yalan sevdaya
Sevda duasına amin demem bir daha
Topladım yaktım her bir resmini
Bir ince sızıydı gönül ucunda
Unutmanın arefesindeki bütün yaşanmışlıklar
Son anlarını yaşıyordu taş kaldırımlarda
Takati kesilmiş zoraki atılan adımların altında
Kalplerimiz vurulmuş bir kuşun çırpınışıydı
Sonlar yaşanıyordu ölümün dalgalı kıyılarında
Sancısını çektik hayat denen zamanın
Dağlara kar düştü saçlara hazan
Suları değişti deli ırmakların
Hayallerin rengi soldu akşam olmadan
Gecenin bir yerinde yatıya gelir hicran
Bir sabah karanlığında kaldı özlemim
Uzun ince yollar alıp götürürken beni
Hasret dolu kaldırımlarda kaldı gözlerim
Ağladım dönüp ardıma sana son kez bakarken
Suları çekildi can ağacımın kökünden
Ellerimi bırakırken ellerin gören ağladı benimle
Baba yeşil dağlar sarardı soldu
Sinemin içine hasretin doldu
Duvardaki bir resmin elimde kaldı
Kimi çok sevdiysem tez gitti baba
Vardım suskun şehre beyazdı taşları
Buğdaylar yeşerip başak verince
Ferik pişirir yerdik bir zaman
Menekşeler çayırda al al olunca
Koşuşup toplardık bir zaman
Gelirdi tandırda balık kokusu
Annenin ördüğü çoraptır yaşam.
Çeksen bir ucundan sökülür gider.
Anlatsan içindekileri dile getirsen.
Göz yaşların sel olur dökülür gider.
Kelimeler bir kere dudaklardan dökülmeyiversin.
Bilmem Kaç mevsim oldu gittin gideli
Hayalinde kalmamış izimiz bizim
Başıma kar yağdı yar yar diyeli
Vefalı yar içindi sevgimiz bizim
Bilen bilir bir çok dertten naçarız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!