Bırak demlensin;
Tomurcuk Rize Çayı gibi
Tavşan kanı olsun,tek şekerli,ince belli bardakta aşkın...
Sevdanın serserisi yorgun yüreğimde,
Hatta şaraba dönsün aşk bağımızda ki,
Sen gidince anlamıştım !
Dünyanın ne Cehennem olduğunu.
Vazgeçmiştim o gün;ütopya, Cennet’ten.
Hep acıdı yüreğim,ne zaman görsem.
Bir gülün solduğunu.
Yüzemezsin
Sığ sularda,azgın çaylarda
Boğulursun
Güzel kadın,çırpınma
Uzat elini ver elime
Ah bir keşfetsen kalbimi
Vatanımın Dağların da açmış,
Baharla Güneş e uzanmış
Son bir Gül idim
Kuruttular ,kırdılar
Güneşi söndürdüler
Özgürlüğe uçan
Aşkınla kanatlandırdın,
Yalan aşklardan bezgin kabimden,
bir Pegasus yaratttın diye.
Vurma artık alev kamçını,kalbime kalbime...
Kalmadı mecalim.
Bakmayın;
Dünya’nın kaç Milyar olduğuna,
Kaynıyor şehirler,
Boşaldı o güzelim mis gibi köyler,
Belli değil kimin eli kimin cebinde
Boldur alkışlayanlar iyi günde,
En sevdiğim yeridir evimin,
pencereler…
Kuruludur saatim mütemadiyen,
sabahın seherine.
Çarpınca;alelacele yüzüme suyu,
Geçmiştim dün gece sokağınızdan,
Karanlıktı gökyüzü,Ay doğmamıştı,
Işığın yanmıyordu,perden kapalı,
Meğer “Dolunay” sabaha kalmıştı,
Kaymıştı bir yıldız,Deniz’e doğru,
Hüzünlü duygularla,
Hüsranda olsa bu aşkın sonu
Seni sevdiğime pişman değilim
Dikenlidir kanatır sevdanın yolu
Kanatsanda kalbimi pişman değilim
Ne zormuş,
Alışmak yokluğuna,
Ne kadar da,
Az bakmışım yüzüne,
Oysa Dünya’nın en güzelleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!