(Gökçe Demir Kızıma)
Bursa’nın yolu düzgün
Gökçe’nin gönlü hüzün
Kısmet değil görüşmek
Ağlamasın bütün gün
Dün bir maç oldu. Derby maçı diyorlar. Maça bilmem kaç hafta maç yönetmemiş bir hakem tayin etmişler. Efendim maçın hakemi maçın son saniyelerinde bir faul vermiş. Futbolcular da faul düdüğünü duymamış ve pozisyon golle sonuçlanmış… Yenilen takım bunun üzerine çok kızmış ve bundan sonraki maça paf takımlarıyla çıkma kararı vermişler… Bir hakem yorumcusu da demiş ki; böyle bir pozisyona İngiltere’de faul veren hakemi yakarlar.
Efendim, hakem bilmem kaç hafta maç yönetmemiş. Neden böyle bir derbi maçına verilmiş? Ya ne olsaydı? Anadolunun 2 garip takımının (nasılsa sahipsizler ya) maçına verilmeliydi. Onlara haksızlık olsa da olur. Ne de olsa Derby maçı değil.
Derby kelimesi yabancı bir kelime. Türkçe sözlüklerde bulamazsınız. İngilizce sözlüğe baktım; İngiltere’de her yıl tekrarlanan geleneksel at yarışı, melon şapka. Bu iki büyük takımın at yarışı veya melon şapka maçına bilmem kaç hafta maç yönetmeyen hakem verilir mi?
“Bak çocuğum, yalan söylemek çok kötü bir şeydir. Üstelik de şimdi yalan söylediğin için burnun uzadı.” der anne.
Bunun üzerine çocuk gidip aynadan bakar ve sonra da annesinin karşısına geçer;
“Anne” der, “madem yalan söylemek bu kadar kötü bir şeyse sen neden yalan söylüyorsun? Şimdi aynaya baktım, burnum uzamamış işte.”
K adir mevlam seni çıkardı karşıma,
A llah'ın lütfu olmalı baba sevgin bana,
D iyar diyar gezsem de rastlayamam başka babaya,
İ mrenmene gerek yok başka kız babalarına,
R abbime şükür ki, bir BABAM oldu, senin de bir kızın.... Süreyya Kızım
(22.10.2009)
(Altın Yürekli Olmanın Formülü)
İstedim ki
Herkes olsun altın yürekli
İstedim ki
Mutlu olsun sevgi kuşları
Bu kavşak! ….
Acılar çektiğim, ama uğursuz diyemeyeceğim bir kavşak…
Bu kavşak,
Değişik insanlar gördüğüm…
İçimde değişik duygular uyandıran bir kavşak…
Kurduğu gruplarda sevgisi çağlar
Gökçe kızın gönlü dürüstlük arar
Bana “babacığım” diye seslenir
Sanki ağzından bal ve reçel akar
Grubunda yoktur ilginin sonu
Günümüzde bilgisayar ve internet onları unutturdu.
Biz çocukluğumuzda çok okurduk Tommiksleri, Teksasları, Zagorları…
Zevkle izlerdik Tarzan filmlerini...
Örnek olurdu bize düşmanlarına bile iyilikten başka bir şey düşünmeyen bu kahramanlar…
Rüyalarımızı, hayallerimizi süslerdi, hep onların yerine koyardık kendimizi.
Hayatlarını hiçe sayarlardı –düşmanlarını bile- ölümden kurtarmak için…
Seni kaybetmek yıkımdır
Buna gücüm yeter mi?
Sen beni bırakıp gidebilir misin?
Gidebilir misin kızım?
Rabbim ne güzellikler yaratmış,
Canım kızım...
Orman gözlüm...
Bu satırlardan sonra
Ancak ağlanır mutluluktan.
O kadar ihtiyacım vardı ki...




-
Ebru Ercan
-
Ebru Ercan
Tüm Yorumlarkızlarınıza ve cocuklara duydugunuz sevgi size güzel dizeler olarak geri dönmüş...kutluyorumm...kaleminiz daim olsun üstad saygılar...
çok güzel bir şiirdi anneler affetmez mi hiç Tanrıdan sonra en affedici varlıktır anneler...kutluyorum..kaleminize saglık...saygılar..