Sevinçten yine haykırıyorum ben.
Bir duyan bulsam,hiç susmazdım.
Ağustos böceği gibi,öttükçe sen.
Issız gecelerde dinler,uyumazdım.
Yorgun gönül,şimdi yine uykusuz.
Gönül akşamlarında dinlerken seni.
Tarih atlasımda,yıldızlarını övdüm.
Seyrederken medeniyet motiflerini.
Uykusuz gecemde,hep seni gördüm.
Dinle İstanbul,gönüllerin sevgisini,
Derdimi serdim pazara,
Hep soran oldu,alan yok.
Çilemi gömdüm mezara,
Herkes duydu,gören yok.
Yaprak yoldum dallarda,
Bulanık sular,temiz kaplarından dökülürken,
Paslı gönülde,kirlenmiş köpükler gibi yüzer.
İçtiği kaseden,kokmuş çamurlar süzülürken.
Zavallı,bastığı topraklarda hep kibirle gezer.
Akrebin kıskacında,riyaların çığlığını atanlar.
Bülbülün rüyasındaki renkli çiçeklerin bahçesinde,
Bulut olup dolaşır mısın benimle,gönül kafesinde?
Bayram sabahı kokusuna hasret,gülde söylediğin,
Bahçıvan korkusuyla titrerken,o sevgi dolu yüreğin,
Bu garibin yorgun kollarına,diken diye gelir misin?
Şahlandığın gönüllerde,rüzgarın hâlâ esiyor.
Tarihte diktiğin zaferler,hep seninle büyüyor.
Söyle Mehmed'im,millet hep seninle gülüyor.
Yiğitler ocağı bu vatan,seninle gurur duyuyor.
Canların kıblesini sende buldum.
Avuçlarımda açan dualar yoldum.
Misafirin oldukça,huzurlu kuldum.
İzzet sofrasında tezzetle doydum.
Güzel söz bekler gönül,konuşmak için.
Bahar çiçekleri gözler,koklanmak için.
Buluta hasrettir toprak,yanmamak için.
Sevgiyle döner dünya,yaşlanmak için.
Kırışırmış hülyalar,gönüllerde ağlarken.
İsli bakır tencere,kaynadı közde.
Çocuklar uyurken,hasır üstünde.
Geçerken günler,dertli yüzlerde,
Anılardan tozlar üflenirdi dillerde.
Şimdi acılar yanar,küçük elinde,
Mezarlıkta servilerin serin gölgelerinde
Kutlanan bayramlar,ne kadar kimsesiz.
Öyle acılı bayramlar,yaşanıyor evlerde.
Yaşlı örümceğin ağları gibi,hep sessiz.
Sevgiler mi yaşlandı,canlar kırık çaresiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!