Şu gezdiğim ova bayır
Gelme üstüme üstüme
At yaydığım sulu çayır
Gelme üstüme üstüme
Anam hasta perişandır
Bürüksel’de ney imiş gel de sen gör ilçemi,
Yapılanlar çok güzel, mutluluğun son demi.
Fen kültüre eş olsun, koruyalım evreni,
Gençliğimiz atiye kültürüyle uzansın
Kültürsüz koyan el’i* bırakanlar utansın!
Akeoloğ Mehmet Eroğlu’na…
Tarlada, tapanda, pulluk izinde
Çapa seslerini duyar gibiyim
Aha! Şuralarda anam dizinde
Başımı bağrına koyar gibiyim.
Seneler ne çabuk geçti.
Nasıl yaşadım bu ömrü
Bilmiyorum.
Bir çınar dibinde ikimiz...
Baş başa verdiğimiz
Günleri,
Yetmiştir başağın, vurulmuş yığın
Bekle savrulacak sonunda tığın
Niceleri var ki; ‘koçtur’ sandığın
Kalleşlikten geri duran görmedim!..
Yetmiştir başağı, vurulmuş yığın
Bekle savrulacak sonunda tığın
Niceleri var ki koçtur sandığın
Kalleşlikten geri duran görmedim.
Kadir Acı
(Bayburtlu Hünkâr (Hönker)
Ebemin aziz hatırasına...)
Goy bırah get meni burda demedim
Ne olur möhnete daldırma meni.
Bırakıp da getdin bir heç uğruna
Ali Dağı eteklerinde bir Ulu Eren
Gece gündüz yakarıp gonca gülleri deren.
Seyyid-i Sırdan kara toprak oldu burada
Salâsın verdirip sonunda erdi murada.
Yazık derim bitsin ateşin, korun
Yürek sancısıyla her an kavrulun
Bir yaprak misali yerde savrulun
Beni bu hallere koyan güzelim.
Bir onulmaz yara, yıktın dünyamı
Mandallar oyuncağı
Geçmiş ana kucağı
Bilim irfan bucağı
Bilkent’e hoca olmuş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!