Sıla hasretiyle kavrulup durdu,
Kader sillesini hep O’na vurdu,
Meskeni olmuştu Almanya yurdu
Yadırgadı durdu yerini Babam!
İçi özlem dolar, gelir izine,
Dünyaya gelişi sevince boğdu,
Seher geçti, arkasından gün doğdu,
Birkaç saat öncesinden yoğudu,
Nice bekleyişten sonra hoş geldin Bebek.
Herkeste neşe kaynağı sensin,
Ne verdin elemden gayrı
Sevemedim boşa dünya!
Bir gün hasta, bir gün sayrı
İş gelirmiş başa dünya!
(Bayram Durbilmez Hocama)
Toprağının adı Bozok yaylası,
Bu yaylada doğar yiğidin hası,
Yaşama gayesi, Türklük çabası,
Şerrin peşinden gidenin
Varlığına zulm edenin
Aklı nefs ile güdenin
Böylesinin vay haline!
Bu günkü güruhtan kaçın
Şimci yeşermiştir söödün dalı
Ta ezelden gonüm sana sevdalı
Gessek dere, depe, çaputlu çalı
El ele dutuşsah esgisi gibi
Aharsu başında papatya yolsah
Elleri var güzelden
Ben sevmişim ezelden
Yâr bir gelse tez elden
Neden gelmez ki dostlar?
Güneş batar, gün biter
Bayrağım, namusum bir de Erciyes
Türklükte, vakarda her dem baştadır.
Onurdur, şereftir ser de Erciyes
Türklükte, vakarda her dem baştadır.
Ey vatan evladı! Sevgili ordu!
Beleşe üşüşüp göbek burnunda
Yalana inanıp essah yaşıyor
Zaferler kazanır kılıcı kında
Yalana inanıp essah yaşıyor
Parazit geçinir, güne vurgundur
Farkımız Yok
Boynuzu olmaz kölük keçinin,
Gov, gıybeti bırak, iyi geçinin,
Amir ile farkı yoktur bekçinin
Güdük çekişmeyi kaldır aradan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!