Bize, bizden başka, ‘öteki’ diyen
Türlü dümenlerle bölmek isteyen
Şu ata yurdundan hep ebediyen
Süpür keferenin cazgırlarını
Bu kutlu sevdamız yara almadan
Hisarcık’tan çıktık yücelerine,
Aşılmaz bellerin, yolla güzelsin.
Destan yazdık dağın nicelerine,
Keveninle eşiz, balla güzelsin.
Doruğuna çıkıp seyre dalınca,
Devirler dolaşır gelirmiş meğer
Dünün çocukları neyimiş meğer
Torunlar yaşamın balıymış meğer
Daim güzellikler Kur’an Hemşerim.
Ocaktaki sıcak suyla aldığın
Yosun tutmuş kalbimin
Örtüsünü arala.
Mor dağların eteğinden
Güz sarısı al getir.
Kızıl akşamların yeşil söğüdü
Sazlıklarda kır atımı yayarım
Mest olurum havasıyla kırların
Kışı gelir kızaklarla kayarım
Kapana kısılır kaçmaz serçeler
Küllüklerde artık uçmaz serçeler.
Kör olası talih senin elinden
Çektiklerim nedir? söyle bir kere.
Üstü çimen kokan toprak evlerden
Demet demet çiçek versen bir kere.
Yalın ayak bağ, bahçede gezdirdin,
Gediği aştım da düştüm yollara,
Hasret kaldım beni saran kollara,
Sonunda kuruyan yeşil dallara
Ümitle içimden çıkasım gelir.
Ne çekilmez çile imiş bilseniz!
Çektiğim acılar dinmek bilmedi.
Hep senden hediye avare yıllar.
Kara bahtım gözüm yaşı silmedi
Dilerim, ulaşır tüm yâre yollar.
Yar eliyle goncaları derdim de.
Kışın bez yıkarmış Sıtmapınarda
Ondan sızlar ayakları Anamın.
Her şeye koşarmış tipide, karda.
Bu sebepten hastalığı Anamın.
Anam bir başkadır, dünya güzeli.
Batı diktesiyle olunca işler
İşte çark o zaman tersine işler.
Bu gidişle memleketi söğüşler
Bitmeze benziyor Aziz Milletim!
Göstermelik masraf senin neyine!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!