Tarihin her evresinde, ayaktayız dimdik
Her daim ihtiyacımız, kardeşlik ile birlik
Hiç bir ulusta yoktur böyle, misafirperverlik
Vatan, bayrak uğrunda, ayaktayız dimdik
Bazı ülkeler dost görünüyor, bıktık bu yalanlara
Çok yazdım, “Seni Seviyorum” diye
Sahil kumlarına
Defalarca kalplerimizin resmini çizdim
Kalın çizgilerle
Dinletemedim dalgalara
Sildiler her sahile gelişinde
Sevgisiz aşk, beş para etmez
Sıkıntısı, derdi baştan gitmez
Nazı, usancı, bunaltısı bitmez
Kalpten sevilmezse, aşk yetmez
Saygıyla beslenmezse, taştır erimez
On dört asır önce başladı; bu ilahi davet
Çok yaygındı cahiliyeden, kalma adet
Elle yapılan putlara, yapılıyordu ibadet
Tüm tabuları yıktı; Kâbe de Asrı Saadet
Cansız totemlerden umuluyordu; medet
Her anında insanın yaşamı, ahiretiyle gündemli
Mevsim mecrasında ilerleyen, sonlu asri dönemli
Kıymeti harbiyesidir, alınan her bir nefes miktarı
Maça nasıl başladığın değil, nasıl bitirdiğin önemli
Sular akar hayat deresinden, göstermez samanlar
Hep sadık kaldım aşkımıza
Bana hala neyi soruyorsun
Her şey yolunda giderken
Sürekli kafamı yoruyorsun
Suçum varsa söyle lütfen
Aşure adına rahmetle anmalıyız, Peygamber Nuh’u
O aşıladı bizlere, dünyayı tesis etmekte ki bu ruhu
Yafes’ten itibaren kodlandırıldı, ilahi inançta ki güruhu
İslam güruhu adına yaşıyor, Muharrem ayında aşure
Kim kaynatıyorsa aşureyi, kazanmış oluyor çokça ecir
Adalet terazisinde eşitlik
Eşitsizliktir, Araf'ı
Adalet, adalet olmaz
Ağır basmadıkça, hak tarafı
Kim uygulamak istiyorsa hakkı ile adaleti
Kazanmış oluyor yanında ayrıca asaleti
Doğru bildiğini söylemiyorsa eğer her kişi
Er olmaktan çıkıyor elbet, doğuruyor ataleti
Devlettir teraziyi tutan el, halk ise iki kefesi
Kovulmak üzereyken, Adem cennetten
Bir yazı gördü; cennet kapısından çıkarken
Şaşırdı; nutku tutuldu; hayretten
ALLAH lafzının yanında okundu; Muhammed
Bir nur indi; Adem'in üzerine yüksekten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!