İnsan obje
Ölüm argüman
Ömür, küçük proje
Namazsız geçmesin zaman
Ruh
Sen gittin ya, buralardan,
Rüzgar hiç böylesine esmemişti.
Yağmur, kudurmuşçasına,
Hiç böylesine kendinden geçmemişti.
Gidişine üzülen bir tek ben değilim,
İşte rüzgar, işte yağmur,
Bir çiçekti, avuçlarımın içinde Cumhuriyet
Toprağında can buldu, kökünde hürriyet
Ne meşakkatlerle büyüdü, ödedi büyük diyet
Fırtınalı rüzgârlara dayandı, ağaçlandı cumhuriyet
Zorlu yolları aşarak geldik, yıl iki bin yirmi üç
Yollar gitmekle bitmiyor, kömür gözlüm
İçini karartıyor, asfaltın kömür karası
Kömür gibi mazi vaat ediyor, aşkın
Hasret yine tetikliyor özlemi
Sana olan özlemi
Yenemiyorum bu duyguyu
Kendi başına bir ölüm
Yalnızlık
Yalnızlığı öldüren ise
Korkusu
Cennet
Çıkardığım ayakkabılarıma döktüm
Günün yorgunluğunu
Ve onları kapının eşiğinde bıraktım
Silmeden tozlu solgunluğunu
Elbise niyetine giyindiğim umutlarımı
Kapının hemen arkasına astım
Hayat bir yaprak misali
En güzel yılları yeşil, yakışık
Fotosentez uğruna
Güneşle, yağmurla barışık
Dal yaprağı barındırır
Yalnızlıktan üşüyor, yalnızlığım
Sarkıtlarımdan damlıyor, mecali
Çıt bile çıkmıyor karanlıklarımdan
Bir sürü göz parlıyor ıssızda
Gecenin yalnızlığında
Yarasa kadar sessiz
Çok sünepe bir çocuktu, okula devam etmedi
Yoksuldu babası, ideallerini geleceğe itmedi
Kimseye özenip, peşi sıra arkasından gitmedi
Sümükleri akardı sürekli, herkes derdi sünepe
Zengin arkadaşları vardı etrafında, okudu hepsi
Detaylar bütünüdür, hayatın tüm ayak sacı
Küllese de yürekleri, uçup gitmez hiçbir acı
Geri getirmez mutluluğu, ağlasa da ana bacı
Yaşamamalı acı sinede, edilmese de baş tacı
Faniler yolcuyken sonsuza, soğuk ecel hancı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!